Musakka nedir, Musakka ne demek

Musakka; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Ufak parçalar biçiminde doğranmış sebzelerin, kuşbaşı et veya kıyma ve soğanla pişirilmesiyle yapılmış olan bir yemek

"Musakka" ile ilgili cümle

  • "Patlıcan musakkası. Kabak musakkası."

Musakka hakkında bilgiler

Musakka (Arapça: مسقعة musaqqaʿa, "sulanmış") Türk mutfağının belli başlı sebze yemeklerinden biridir. Aynı zamanda birçok Orta Doğu ve Balkan ülkelerinin mutfaklarında da yer almaktadır. Birkaç hazırlanış türü bulunmaktadır; patlıcan musakka, kabak musakka, karnıbahar musakka ve patates musakka gibi.

Musakkanın hazırlanmasında kullanılacak ana sebze malzemesi ilk önce küçük parçalar halinde doğranır. Daha sonra kıyma, soğan da katılarak yağda kavrulur. Bu işlem de tamamlandıktan sonra önceden doğranmış sebze parçaları domates ile birlikte kıymanın içine katılır ve yemek suda pişirilir.

Musakka kısaca anlamı, tanımı:

Parça : Müzik eseri. Pasaj. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Tane. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Nesne. Güzel, alımlı kız veya kadın.

 

Sebze : Genellikle pişirilerek yenen bitkiler veya bunların taneleri, göveri, göverti, sebzevat, zerzevat.

Kıyma : Kıymak işi. Küçük kuşbaşı etlerden kavrularak yapılmış kışlık kavurma. Çekilmiş et.

Soğan : Çiğdem, lale, zambak, sarımsak vb. bitkilerin toprak altındaki yumru kökü. Zambakgillerden, yemeklere tat vermek için yumrusu ve yeşil yaprakları kullanılan güzel kokulu bitki (Allium cepa).

Yemek : Yemek yeme, karın doyurma işi. Yasal yoldan cezalandırılmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Ağızda çiğneyerek yutmak. Sürekli üzmek, tedirgin etmek. Isırmak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Kandırmak. Başkasının parasını harcamak. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek.

Ufak : Önemsiz, çok az. Kısa bir süre. Yaşça daha küçük olan. Boyutları normalden küçük. Makam, derece bakımından geri olan.

Biçim : Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Tarz.

 

Kuşbaşı : Küçük bir kuşun başı büyüklüğünde doğranmış (et vb.).

Pişirilme : Pişirilmek işi.

Türk : Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan halk ve bu halktan olan kimse. Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan, Türkçenin değişik lehçelerini konuşan soy ve bu soydan olan kimse.

Başlı : Başı olan.

Aynı : Aralarında ayrım olmayan. Başkası değil, yine o. Benzer. Eski durumunda kalmış, değişmemiş.

Diğer dillerde Musakka anlamı nedir?

İngilizce'de Musakka ne demek? : [Moussaka] n. mousaka