Neon nedir, Neon ne demek

Neon; bir kimya terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Atom sayısı 10, atom ağırlığı 20,2, yoğunluğu 0,7 olan, sıvı durumuna getirilmiş havadan elde edilerek ışık araçlarında kullanılan, havada pek az olarak bulunan, asal gazlar sınıfından bir element (simgesi Ne).
  • Neon lambası

"Neon" ile ilgili cümle

  • "O koca çınarın altındaki fıskiyeli, kameriyeli, neon ışıklı havuz kaça çıkardı?" - S. F. Abasıyanık

Kimya'daki anlamı:

Sembolü Ne, mol kütlesi 20,179g , e.n. -249 °C, k.n. 246 °C ve üç izotopu olan , ilk defa 1898 yılında atmosfer içinde bulunduğu belirlenen, aydınlatma lambalarında kullanılan, herhangi bir kimyasal bileşiği bilinmeyen soy gaza verilen ad.

İngilizce'de Neon ne demek? Neon ingilizcesi nedir?:

neon

Fransızca'da Neon ne demek?:

néon

Neon hakkında bilgiler

? g/cm³

Neon (Ne), periyodik tablonun 8-A grubunda yer alan soy gazdır.

Doğada dağılmış olarak ve çok küçük yüzdelerde, yalnızca atmosferde değil, aynı zamanda yeraltından çıkan doğal gazların bileşiminde de bulunur.Kuru havanın, hacim olarak %0,0018'ini oluşturur. Renksiz bir gazdır. En dış yörüngesinin sekiz elektron içermesi nedeniyle çok kararlı bir yapıya sahip olan neon, kimyasal bağlar ve bileşikler oluşturmaz. Değerliliği sıfırdır. Ticari amaçla, sıvılaştırılmış havadan ayrıştırılır. Çoğunlukla aydınlatmada kullanılır. Neon gazı içeren bir tüpte düşük basınç altında oluşturulan elektrik dolaşımı, parlak turuncu bir ışığın salınmasına neden olur. Bu nedenle neon gazı, argon, kripton ve ksenon gibi öbür soy gazlarla beraber reklam amacına yönelik aydınlatıcı tüplerinin doldurulmasında kullanılır. Aydınlatma tüplerinin, uzunlukları büyük, çapları küçük olup, yüksek gerilimle beslenirler. Neon atomu on proton, on nötron ve on elektrona sahiptir. Soy gazlardandır ve herhangi bir kimyasal bağ yapamaz.

 

Neon 1898 yılında William Ramsay ve Morris Travers tarafından keşfedilmiştir.

Neon anlamı, tanımı:

Atom : Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri. Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık.

Sıvı : Bulunduğu kabın biçimini alabilen ve üstü yatay bir düzlem durumuna gelebilen akışkan cisim, mayi, likit.

Hava : Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Tarz, üslup. Gökyüzü. Çekicilik. Esinti. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Çevreyi kuşatan boşluk. Müzik parçalarında tür. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Keyif, âlem. Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı.

 

Gazla : "defol, git!" anlamında kullanılan bir söz.

Neon lambası : Neon tüpü kullanılarak yapılmış olan aydınlatma aracı, neon.

Neon tüpü : İçinde neon gazı bulunan boru biçiminde bir tür ampul.

Yoğun : Şişman, iri, tombul. Etkisi güçlü olan, ağır (koku vb.). Hacmine oranla ağırlığı çok olan, kesif. Artmış, çoğalmış bir durumda olan. Kaba, kalın, iri (elek, iğne). Koyu, kalın. Dolu, sıkı, sıkışık, çok, konsantre.

Durum : Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Getiri : Faiz. Kazanç. Yarar.

Işık : Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı. Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma. Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç. Aydınlanmak için kullanılan elektrik. Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk. Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb.

Araç : Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Taşıt. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.

Sınıf : Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri. Derslik. Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler. Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü.

Element : Kimyasal yöntemlerle ayrıştırılamayan veya bileşim yoluyla elde edilemeyen madde.

Periyodik : Süreli yayın. Süreli.

Neon : Atom sayısı 10, atom ağırlığı 20,2, yoğunluğu 0,7 olan, sıvı durumuna getirilmiş havadan elde edilerek ışık araçlarında kullanılan, havada pek az olarak bulunan, asal gazlar sınıfından bir element (simgesi Ne). Neon lambası.

Neon balığı : Kemikli balıklar (Teleostei) takımının, Karaksgiller (Characinidae) familyasından, 3 cm kadar uzunlukta, Amazon ırmağında yaşayan bir tür. Kemikli balıklardan, karaksigiller (Characinidae) familyasından, 3 cm kadar uzunlukta olabilen, Amazon Nehri’nde yaşayan bir tür. (Hyphessobrycon innesi): Kemikli-balıklar (Teleostei) takımının karaksgiller (Characinidae) familyasından bir balık türü. Uzunluğu 3 cm. Tropik süs balığıdır. Amazon ırmağında yaşar.

Neonal : formülü C10H16O3N2 olan , hipnoz, uyutma amaçlı kullanılan 5-n-bütil-5-etilbarbitürik asidin ticari adı.

Neonat : Yeni doğan.

Neonatal : Yeni doğan yavruyla ilgili olan. Doğumdan sonraki ilk ayı kapsayan dönemiyle ilgili olan.

Neonatal asfeksi : Yeni doğanların solunum güçlüğü.

Neonatal ataksi : Enzootik ataksi.

Neonatal hipoglisemi : Yeni doğan hipotermik kuzularda ve akut ishal biçimlenen buzağılarda görülen hipoglisemi.

Neonatal ikter : Yeni doğan tayların hemolitik anemisi.

Neonatal izoeritrolizis : Yeni doğan tayların hemolitik anemisi.

Neonatal mortalite : Yeni doğan yavrunun birkaç hafta içerisinde ölmesi.

Diğer dillerde Neon anlamı nedir?

İngilizce'de Neon ne demek? : n. inert odorless gas that gives a red glow in a vacuum and occurs in small amounts in the air (Chemistry)

n. Ne, neon, chemical element, inert odorless gas that gives a red glow in a vacuum and occurs in small amounts in the air (Chemistry)

n. neon, inert odorless gas that gives a red glow in a vacuum and occurs in small amounts in the air (Chemistry)

Fransızca'da Neon : néon [le]

Almanca'da Neon : n. Neon

Rusça'da Neon : n. неон (M)

adj. неоновый