Offput türkçesi Offput nedir

Offput ingilizcede ne demek, Offput nerede nasıl kullanılır?

Offprint : Ayrı baskı. Genellikle süreli yayınlardaki yazıların ya da birden çok yazarı olan kitapların her bir yazara ait bölümünün yapıttan ayrı olarak basımı. Ayrıbasım.

Offprints : Ayrıbasım. Ayrı baskı.

Off afar : Uzakta.

Off and on : Zaman zaman. Kesintili olarak. Kesintili. Bazen. Ara sıra. Arada sırada.

Off balance : Hazırlıksız (yakalanmış). Sabit olmayan. Dengede olmayan.

Off color : Açık saçık. Kaba. Müstehcen. Solmuş. Belirsiz. Doğal renkte olmayan. Kalitesi şüpheli. Keyifsiz.

Off centre : Merkez dışı. Dengesiz. Merkezden sapmış. Desantre. Ayarsız.

Off center : Kaçık merkezli. Merkezden sapmış. (asansör) kaçıklık. Merkezden kaçık. Merkezden kaçıklık. Merkezin dışı veya dışında.

Off balance sheet activities : Bankaya gelir getiren, ancak normal koşullarda muhasebe süreci altında bilançoda varlık ya da yükümlülük olarak gösterilmeyen işlemler. Bilanço dışı işlemler.

Off broadway : New york'ta tiyatral bir grubun adı.

İngilizce Offput Türkçe anlamı, Offput eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Offput ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Devil : Rahatsız etmek. Asfalt ısıtıcısı. Stajyer avukat. Baharatlı ve acılı pişirmek. Yazar çırağı olarak çalışmak. Halk efsanelerinde ve sonraki büyük dinlerde kötülüğün simgesi. tiyatroda bu roly oynayanlar, bütün yanlarında korkunç yüzler bulunan deriden özel giysiler giyerlerdi. Avukat stajeri olarak çalışmak. (avukat stajyeri vb gibi) zor veya angarya dolu bir iş yapmak. Şeytan.

 

Bother : Musallat olmak. Rahat vermemek. Zahmet. Baş belası olmak. Dert. Can sıkmak. Sıkmak. Takmak. Üzülmek.

Estranges : Soğutmak (argo terim). Aralarını bozmak. Aralarını açmak. Yabancılaştırmak. Uzaklaştırmak.

Balance : Düşünmek. Tartaç. Göz önünde bulundurmak. Gövdenin, en küçük dayanak olmadan yüzey ya da yüzeylerinde düşmeden durma yetisi. En olağandışı durumda bile gövdeyi dengede tutma sanatı. çeşitli denge noktaları vardır: eller, baş, omuzlar, dirsekler, dişler gibi. Denge. Bir sayışımın alacaklı değeri ile borçlu değeri arasındaki fark. Ruhsal denge. Terazi. Tikel ya da tam denge koşulu.

Keel : Kuşların gemi omurgası biçiminde olan göğüs kemiği çıkıntısı. bazı kemiklerin çıkıntılı parçası. Teknecik. Sıcak bir sıvıyı karıştırarak soğutmak. Alabora etmek. Delta ve benzeri uçaklarda dengeyi sağlamak için kullanılan üçgen biçiminde parça. Kömür mavnası. Gemi omurgası. Gemi. Karina.

Cast down : Üzmek. Morali bozuk. Devirmek. Yere atmak. Keyfini kaçırmak. İndirmek. Aşağı atmak.

Equilibrate : Muvazene. Dengelemek. Denk kılmak. Eşitleştirmek. Dengeyi sağlamak. Dengeye getirmek. Balansını sağlamak. Denkleştirmek. Ekilibre etmek. Denge sağlamak.

Oeuvre : Eser. Bir sanatçının tüm eserleri. Bir kişinin ürettiği tüm eserleri (kitap). Yaratma (fransızca). Külliyat.

 

Turning : Dönme. Vücut bölümlerini, eklem olanaklarından yararlanarak uzunluğuna eksenleri çevresinde sağa, sola yönetme. Dönüş yeri. Dönüş. Çevirme. Tornacılık. Köşe. Çevirme dili. Dönemeç. Atletizm, jimnastik alanlarında kullanılır.

Keels : Omurga. Teknecik. Gemi. Delta ve benzeri uçaklarda dengeyi sağlamak için kullanılan üçgen biçiminde parça. Karina. Tomruk işaretlemek için kullanılan kırmızı bir boya. Alabora etmek. Yaprak damarı. Kömür mavnası.

Offput synonyms : equilibrise, body of work, equilibrize, disinclines, indispose, disaffecting, alienate, alienates, bothering, disaffect, cools, disincline, disinclining, countervail, product, bug, disgruntle, bore, annoys, bother about, depress, devilling, cool, work, crop, production, annoy, end product, estrange, deviling, disgruntles, disaffects, depresses.

Offput zıt anlamlı kelimeler, Offput kelime anlamı

Unbalance : İşlevini bozmak. Dengesini bozmak. Dengesizlik. Dengeyi bozmak. Akli dengesizlik.