Ofsayt nedir, Ofsayt ne demek

Ofsayt; bir spor terimidir. kökeni ingilizce dilinden gelmektedir.

  • Futbolda hücuma geçen takımın en az bir oyuncusunun topla oynandığı anda rakip takımın kale çizgisine, o takımın en yakın oyuncusundan daha yakın bulunması durumu

"Ofsayt" ile ilgili cümleler

  • "Maçta da kendini pek yormaz, yarı ofsayt durumlarından beleş goller çıkarırdı." - H. Taner

Bilimsel terim anlamı:

[Bakınız: yanığa düşme]

Ofsayt hakkında bilgiler

Ofsayt, FIFA Genel Sekreteri Urs Lins imzasıyla ülke federasyonlarına gönderilen 968 nolu sirkülere göre kafasının, vücudunun veya ayağının herhangi bir bölümünün rakibin kale çizgisine toptan ve son rakipten daha yakın olduğu anlamına gelmektedir. Kollar bu tanıma katılmamıştır. Futbol baş, vücut ve ayaklarla oynanır. Eğer bunlar rakibin kale çizgisine yakınsa orada potansiyel bir avantaj vardır. Yalnızca kollar rakibin ilerisindeyse, kazanılacak bir avantaj yoktur şeklinde yapıldı.

Sadece ofsayt pozisyonunda bulunmak bir ihlal değildir.

Ofsayt tanımı, anlamı:

Futbol : Topu, kafa veya ayak vuruşları ile karşı kaleye sokma kuralına dayanan ve on birer kişilik iki takım arasında oynanan top oyunu, ayak topu.

Rakip : Herhangi bir işte, bir yarışta, birbirini geçmeye çalışan, aynı şeyi elde etmeye uğraşan kimse.

 

Kale : Takımla oynanan bazı top oyunlarında topun sokulmasına çalışılan yer. Denizli iline bağlı ilçelerden biri. Malatya iline bağlı ilçelerden biri. Düşmanın gelmesi beklenilen yollar üzerinde, askerî önem taşıyan şehirlerde, geçit ve dar boğazlarda güvenliği sağlamak için yapılmış olan kalın duvarlı, burçlu, mazgallı yapı, kermen. Genellikle bir düşüncenin savunulduğu, sürdürüldüğü yer. Satranç tahtasının dört köşesine dikilen, tahtanın bir tarafından diğer tarafına kadar düz olarak boş hanelerde gidebilen kale biçiminde taş.

Çizgi : Yüz ve vücut hatlarının her biri. Bir durumdan başka bir duruma atlanan, geçilen yer, sınır. Bir noktanın yürütülmesiyle oluşan biçim. Temel. Çizilerek veya çeşitli yollarla oluşmuş iz, çizi, hat, tahril.

Yakın : Uzak olmayan yer. Az bir ara ile ayrılmış olan (zaman veya yer), uzak karşıtı. Uzak olmadan. Küçük, önemsiz değişikliklerle birbirinden ayrılan. Erişmesi, olması zaman bakımından yaklaşmış olan. Aralarında sıkı ilişki olan arkadaş, dost veya akraba. Benzeyen, andıran, yaklaşan. Aralarında sıkı ilgi bulunan.

Ofsayta düşmek : İstemediği hâlde kötü bir durumda kalmak. futbolda hücuma geçen takımın en az bir oyuncusu topla oynandığı anda rakip takımın kale çizgisine, o takımın en yakın oyuncusundan daha yakın bulunmak.

Ofsaytta kalmak : İstemediği hâlde kötü bir durum içinde kalmak. ofsayta düşmek.

Hücum : Sert eleştiri. Gol atmak veya sayı kazanmak amacıyla yapılmış olan akın, hamle. Üşüşme, bir yere toplanma. Saldırı. "İleri" anlamında kullanılan bir seslenme sözü.

Takım : Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Takım elbise. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad. Sigara ağızlığı. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup.

 

Oyuncu : Oyunu seven. Herhangi bir oyunda oynayan kimse. Çok oyun yapan, oyundan oyuna geçen (kimse). Düzenci, hileci. Sinema, perde veya bir gösteride rol alan sanatçı, aktör, aktris.

Topla : Üç parmaklı dirgen.

Bulunma : Bulunmak işi.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Genel : Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan.

Diğer dillerde Ofsayt anlamı nedir?

İngilizce'de Ofsayt ne demek? : adj. offside

Fransızca'da Ofsayt : hors-jeu [le]

Almanca'da Ofsayt : n. Abseits