Oksotropik mutant nedir, Oksotropik mutant ne demek

Oksotropik mutant; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Organizmanın büyümesi için gerekli biyomolekülün üretiminde mutant bir organizma defekti.

Oksotropik mutant anlamı, tanımı

Mutant : Genetik materyalin değişmesi sebebiyle bazı fiziksel ve biyokimyasal özellikler açısından ana babasından ya da bir önceki öncü hücreden farklı olan, mutasyona uğramış birey ya da hücre. Genetik materyalin değişmesi nedeniyle bazı fiziksel ve biyokimyasal özellikler açısından ana babadan veya bir önceki öncü hücreden farklı olan, mutasyona uğramış birey veya hücre. Yüksek oranda mutasyonlara sahip bir geni içeren yeni nesil canlı. Mutasyona uğramış birey

Okso : Aldehitler ve 2-oksopropanoik asitler (CH3COCOOH) gibi, oksijenin çift bağ (=O) yaptığı bileşikleri gösteren ön ek.

Muta : Veri. Muta nikâhı. Geçici kazanç.

Organizma : Canlı bir varlığı oluşturan organların bütünü, uzviyet. Herhangi bir canlı varlık.

Gerekli : Yapılması, olması veya bulunması uygun olan, yerinde olan, lüzumlu, vacip, mukteza, zaruri.

Üretim : Belirli faaliyet ve işlemler sonucu yeni bir mal veya hizmet meydana getirme, istihsal, tüketim karşıtı.

Büyüme : Büyümek işi.

Defekt : Eksiklik, kusur, kısmi sakatlık. Eksiklik. Kusur. Biçim bozukluğu.

 

Organ : Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv. Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş.

Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

Gere : Meyve dallarını eğmek ya da davarları yakalamak için kullanılan ucu çengelli uzun sırık. Geniş. Ağız kavgası, çekişme.

Büyü : Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, efsun, sihir, füsun, bağı. Karşı durulamaz güçlü etki.

Defe : Dokuma tezgâhlarında mekiği hareket ettiren, argaç atıldıktan sonra da bunu sıkıştıran tezgâhın ana kısımlarından biri: Defenin hiç düzeni yok, şuna bir baksana. Defa, kez, bk. dehfe. Dokuma tezgâhında ipleri sıkıştırmak için kullanılan araç. (Ankara). Çulhaların mekik attıktan sonra ipi sıkıştırmak için kullandıkları taraf. Dokumacılıkta tarak vurma.

Biyo : [Bakınız: böğez]. [Bakınız: biyol]. Bir kere. Bu defa, bu sefer. Bir defa (Kuşu). Bir yol, bir kere. Yunanca hayat anlamına gelen ön ek. Hayat.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Oksotropik mutant anlamı nedir?

İngilizce'de Oksotropik mutant ne demek ? : auxotrophic mutant, auxotroph