Olumsuz istem nedir, Olumsuz istem ne demek

Olumsuz istem; İktisat alanında kullanılan bir sözcüktür.

İktisat terim anlamı:

Tüketicilerin bir malın fiyatından daha fazlasını ödemeye hazır iken, mala ilişkin piyasada oluşan memnuniyetsizlikler yüzünden o malı almak istememesi.

Olumsuz istem anlamı, kısaca tanımı

Olum : Ölüm. Oğlum, evladım. İkincil, ifintisel ve süreksiz olay

İstem : Bir kimseden bir şeyi yapmasını veya yapmamasını isteme, talep, arzu. İrade veya isteğin eylem durumunda belirmesi. Tüketicinin piyasadan mal çekmesi.

Olumsuz : Yapıcı ve yararlı olmayan, hiçbir sonuca ulaşmayan, gözetilen amaca veya beklenilene uygun olmayan, menfi, negatif. Onaylamayan, kabul etmeyen, aleyhte olan. Davranışları beğenilmeyen, yıkıcı düşünceleri olan, zararlı, menfi. Olumsuzluk anlatan (kelime, cümle), menfi. Bir şeyi inkâr eden, inkâr veya ret özelliği taşıyan.

Memnuniyetsizlik : Memnun olmama durumu.

Memnuniyetsiz : Memnun olmayan.

Memnuniyet : Memnun olma, sevinç duyma, sevinme.

Memnuniye : Sakarya kenti, Sapanca belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Yüzünden : -den ötürü.

Tüketici : Mal ve hizmetlerden yararlanan, satın alıp kullanan, tüketen kimse, müstehlik, üretici karşıtı. Bitiren, mahveden.

İlişkin : İlgisi, ilişiği olan, bağlı, ilgili, ait, merbut, müteallik.

 

İsteme : İstemek işi.

Piyasa : Satıcıların mal satmak için bir araya geldiği yer, pazar. Ortalık. Alışveriş fiyatı, geçerli fiyat. Arz ve talebin karşılaştığı alan. Bir yol üzerinde gidip gelerek gezinme.

Memnun : Herhangi bir olaydan veya durumdan ötürü sevinç duyan, kıvançlı, mutlu. Herhangi bir olaydan veya durumdan ötürü sevinç duyarak, kıvançlı, mutlu olarak.

İlişki : İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas. Bağlantı, temas.

Ödeme : Ödemek işi, tediye.

Yüzün : Yüz üstü, yüzükoyun.

Memnu : Yasak.

Fazla : Gereğinden, alışılmıştan çok, aşırı olan, ziyade. Artmış olan, ihtiyaçtan fazla olan. Daha çok, aşkın. Gereğinden, alışılmıştan çok olarak. Gereksiz, yersiz bir biçimde.

Almak : Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

Fiyat : Alım veya satımda bir şeyin para karşılığındaki değeri, eder, paha. Bir mal veya iş gücü için uygun görülen para karşılığı. Bir değer ile para birimi arasındaki ilişki.

Diğer dillerde Olumsuz istem anlamı nedir?

İngilizce'de Olumsuz istem ne demek ? : negative demand