Pedogenez nedir, Pedogenez ne demek
Pedogenez; Biyoloji, Zooloji alanlarında kullanılan bir terimdir.
Biyoloji'deki anlamı:
Bazı iki kanatlı böceklerde ve aksolotlda olduğu gibi genç veya larva safhasında iken görülen ve partenogenezle olan üreme.
Olgunlaşmamış mantarlarda spor teşekkülü.
Zooloji'deki anlamı:
Bazı ikikanatlı böceklerde ve aksolotl'da henüz genç larva evresinde iken görülen bir partenogenezle üreme tipi.
Pedogenez tanımı, anlamı
Pedogenezis : Larva ve pupa gibi gençlerin döl verebilme yeteneği
Kanatlı böcekler : Doğuşta kanatlı olan böcekler topluluğu.
Partenogenez : Döllenmesiz üreme.
Olgunlaşma : Olgunlaşmak işi.
Mantarlar : Sap, yaprak, çiçek vb. organlar yerine dallı veya düz iplikler görünüşünde emeçlerden oluşan, klorofilsiz, çiçeksiz, ilkel canlılar.
Teşekkül : Belli bir varlık ve biçim kazanma. Örgüt. Kurulma.
Aksolotl : İki yaşamlılardan kuyruklu kurbağaların larvasına verilen ad. (karşılık. sukulu, axolotl), Amfibyumların kuyruklular (Urodela) takımının küt-ağızlıgiller (Ambystomidae) familyasına giren türlerin larvasına verilen ad. 20 cm kadardır. Başın iki yanında püskül biçiminde solungaçları vardır. Kuzey Amerika ve Meksikada dağ göllerinde yaşar. Yenir. Lârva evresinde iken erginleşerek aksolotl biçiminde birçok döl verir.
Böcekler : Vücutları baş, göğüs ve karın olarak üç bölgeye ayrılan, duyargaları birer, kanatları ikişer, ayaklarıyla ağız parçaları üçer çift olan eklem bacaklılar sınıfı, haşerat.
Kanatlı : Kanadı olan.
Mantar : Mantarlardan, içinde zehirlileri de bulunan, silindir bir gövde ve üst tarafı şapka biçiminde olan ilkel canlıların genel adı (Fungi). Esnek ve sudan hafif olduğundan şişe tapası, cankurtaran simidi, cankurtaran yeleği, ayakkabı tabanı ve daha birçok şeyin yapımında kullanılan, su geçirmeyen, meşe ağacı tabakası. Balık ağlarını su yüzünde tutmaya veya olta sarmaya yarayan mantar parçası. Uydurma söz, yalan. Mantar hastalığı. Mantar hastalığına neden olan mikroskobik canlı. Hayvanların burun ucu. Kaldırıma araçların park edilmesini engellemek amacıyla zemine gömülmüş mantar biçiminde beton yükselti. Bu tabakadan yapılmış olan şişe tapası. Çocukların özel tabanca ile patlattıkları barutlu madde.
Larva : Kurtçuk.
Olgun : Yenecek duruma gelmiş (meyve). Bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş, ağırbaşlı (kimse), kâmil. Tamamlanmış, iyice işlenmiş (yazı, düşünce vb.).
Safha : Evre. Faz.
Üreme : Üremek işi. Canlıların cinsel hücrelerinin birleşmesinden ortaya çıkan tohumla veya doğrudan doğruya oluşturdukları sporlarla çoğalmaları, tenasül.
Kanat : Kuşlarda ve böceklerde uçmayı sağlayan organ. Fırıldak biçiminde olan şeylerde kol. Meclis, parti vb. topluluklarda düşünce yönünden özellik gösteren taraflardan her biri. Balıklarda yüzgeç. Angıç. Yan, taraf. Futbol, hentbol vb. takım oyunlarında hücum hattının sağ ve sol bölümü. Bir uçağın havada durmasını sağlayan taşıyıcı aerodinamik güçlerin etkilediği yatay yüzey. Kapı, pencere, dolap gibi dikine açılıp kapanan şeylerin kapağı. Savaş düzenindeki ordunun iki yanından her biri, cenah.
Böcek : Eklem bacaklıların, altı bacaklı, çoğu kanatlı ve vücutları baş, göğüs, karın olarak eklemlerden oluşmuş hayvan sınıfı, haşere. Istakoza benzer, uzunluğu 30-40 santimetre kadar olan, sarı renkli, kısa kıskaçlı, yenilen bir deniz hayvanı. Kelebek, kurt ve tırtılın dışında kalan küçük hayvancıklar.
Manta : Ayak terlememesi için ayakkabıların içine konan mantar. (Senirkent Isparta).
Henüz : Az önce, daha şimdi, yeni. Daha, hâlâ.
Part : Karın. Çok şişkin (karın). Sarkık (karın). İşkembe. Kurt, köpek ve benzerleri hayvanların parçaladığı koyunun derisi. Ekin demetlerinin başaklar içe gelecek biçimde yığılmış durumu. Biçilmiş ekinin otuz demetinden yapılmış yığın. Otuz yumurtadan yapılmış yığın. Eski giysi, paçavra. Yeni yapılan evlere, ev sahibinin akrabalarının armağan olarak taktıkları kumaş. Yüzük oyununda yüzüğü saklamakta kullanılan mendil, bez parçası. Bağışlama: Ali'nin suçunu part etti. Çelik çomak oyununda çeliğin yerde vurulması. Yüzük oyununda, saklanan yüzüğün yerini bulan oyuncu bölüğüne, karşı yanın tanıdığı sayı. İskambil ya da tavla oyunlarında oynanacak sayı. Eski türkçe bart: Koyunun karın ve göğüs boşluğu; işkembe; ot yığını; ekin yığını. Bir kaç bağlık ot yığını. Yerine göre mesl 30 bağ bir part eder. Karın göbek.
Tipi : Kar fırtınası.
Diğer dillerde Pedogenez anlamı nedir?
İngilizce'de Pedogenez ne demek ? : pedogenesis, paedogenesis

Bu kısımda Pedogenez nedir? Pedogenez ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Pedogenez tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Pedogenez hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.