Pendem nedir, Pendem ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Göğüs tutukluğu ve bu hastalık nedeniyle olan balgam.

Enenmiş boğadan gebe kalan inek.

Pendem tanımı, anlamı

Pend : Arkadaş. Bent

Pendem vermek : Süslenmek : Daha kendine pendem veremedin mi?.

Pendemli : Süslü : Bugün kadınlar çok pendemli, düğün mü var?.

Hastalık : Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku. Ruh sağlığının bozulması durumu. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk.

Hastalı : Hastalıklı.

Tutuklu : Kanun yoluyla hürriyetlerinden alıkonularak bir yere kapatılan (kimse), tutuk, mevkuf.

Boğada : Küllü veya sodalı su ile çamaşır yıkama. Yıkanmak üzere hazırlanmış çamaşırın üzerine sıcak kül suyu süzme işi.

Balgam : Solunum organlarının salgıladığı, ağızdan dışarı atılan sümüksü madde.

Kalan : Kalma işini yapan. Artan, mütebaki. Bir çıkarmanın sonucu. Bölme işleminde bölünenden artan sayı.

Neden : Bir olayı doğuran başka bir olayı sormak için kullanılan bir söz; niçin. Bir varlığı veya olayı etkileyen, oluşturan, doğuran şey, sebep, illet. Bir olayı ve durumu gerektiren, doğuran başka olay veya durum, sebep.

 

Göğüs : Vücudun boyunla karın arasında bulunan ve kalp, akciğer vb. organları içine alan bölümü, sine. Bu bölümün içindeki organlar. Meme. Bu vücut bölümünün ön tarafı, sırt karşıtı.

Hasta : Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun. Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

Tutuk : Akıcı, rahat konuşamayan. Durgun, çekingen, sıkılgan. Kapalı, tıkalı. Kısılmış, kesik. Tutuklu. Sıkıntılı. Bir organ hareket edemez olmuş. Olması gereken gibi olmayan. Eski işlevini göremez duruma gelmiş.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Nede : Nerede. Nerede?.

Kala : Kaldığında.

Gebe : Karnında yavru bulunan (kadın veya hayvan), yüklü, hamile, iki canlı, aylı. Bir birikim sonucu ortaya çıkması beklenen (durum veya olaylar). Minnet altında kalan. İçinde oğulcuk veya dölüt bulunan (döl yatağı).

Tutu : Borcun ödeneceğine ilişkin borçlunun alacaklıya bir taşınmazı güvence olarak göstermesi, ipotek.

İnek : Dişi sığır. İbne. Aptal, bön. Çok çalışan öğrenci.

Boğa : Damızlık erkek sığır. Zodyak üzerinde Koç ile İkizler arasında yer alan takımyıldızın adı, Sevir.

Diğer dillerde Pençe tırnaklı kurbağa anlamı nedir?

İngilizce'de Pençe tırnaklı kurbağa ne demek ? : clawed toad