Piç nedir, Piç ne demek

Piç; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

  • Anası ile babası arasında evlilik bağı olmadan dünyaya gelen çocuk, haramzade, veledizina.
  • Terbiyesiz, arsız çocuk.
  • Kalleş, kurnaz, kötü niyetli kimse
  • Bir bitkinin çevresinde yeniden beliren sürgün ve filiz.
  • Her şeyin küçüğü, büyüğü ile aynı nitelikte olmayan.
  • Babası belli olmayan çocuk.

"Piç" ile ilgili cümleler

  • "Şimdi bir karış piçler bile zavallıya -Ulan, hödük, bana baksana- diye hitap ediyorlar." - Ö. Seyfettin

Yerel Türkçe anlamı:

Tırnak diplerinden kalkan et parçaları, şeytantırnağı.

Fırın : Piçten taze ekmek aldım.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Kaputtan yapılmış olan iç gömleğinin belden aşağı kısmını genişletmek amacıyla eklenen parça. (Yenikent *Aksaray -Niğde)

Piç anlamı, kısaca tanımı:

Piç etmek : Boş geçirmek, boşa harcamak. yapayım derken bozmak, çıkmaza sokmak. tadını kaçırmak, tatsız bir durum yaratmak.

Piç olmak : Tadı bozulmak. boşa gitmek.

Piç kurusu : Soysuz ve yaramaz kimse.

Belli : Beli olan. Bilinmedik bir yanı olmayan, malum. Belirli, muayyen. Gizli olmayan, ortada olan, anlaşılan, bedihi, zahir, aşikâr.

Çocuk : Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Küçük yaştaki erkek veya kız. Genç erkek.

 

Terbiyesiz : Topluluk kurallarına aykırı davranan. Terbiyesi olmayan.

Arsız : Utanması, sıkılması olmayan, yılışık, yüzsüz (kimse). Açgözlü davranan (kimse). Kolayca üreyebilen (bitki).

Kalleş : Birine gizlice kötülük eden. Sözünde durmayıp bir işin yüzüstü kalmasına yol açan.

Kurnaz : Kolay kanmayan, başkalarını kandırmasını ve ufak tefek oyunlarla amacına erişmesini beceren, açıkgöz, hin.

Kötü : Zararlı, tehlikeli. Kaba ve kırıcı. Kişi veya toplum üzerinde olumsuz etkileri olan. İstenilen, beğenilen nitelikte olmayan, hoşa gitmeyen, fena, iyi karşıtı. Korku, endişe veren. Aşırı, çok.

Niyetli : Niyeti olan, niyet eden. Oruç tutmakta olan (kimse).

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Piç atmak : Aşılı ağacın istenmeyen, aşısız uç vermesi; Filiz fışkırması

Piç yavru : Katır.

Piç yoğurt : Mayasız yoğurt.

Piç ile ilgili Cümleler

  • Okula git! Seni tembel piç.
  • Ali şanslı bir piç.
  • Biz de onun piç olduğunu düşünüyoruz.
  • Çocuğu piç olarak adlandırabilir miyiz?
  • Seni yalancı piç kurusu sen ister söyle ister söyleme ben neler olup bittiğini istersem öğrenemem mi?
  • Onu yalnız bırak, seni uğursuz piç!

Diğer dillerde Piç anlamı nedir?

İngilizce'de Piç ne demek? : [pic (picture) ] n. film, movie (Slang); photograph (Informal); extension for a graphic file (Computers)

n. pike, woodpecker; peak, pinnacle

adj. bastard, illegitimate, baseborn, misbegotten, spurious

Fransızca'da Piç : bâtard/e [le][la], enfant naturel

Almanca'da Piç : außerehelich

Rusça'da Piç : n. ублюдок (M), выродок (M), незаконнорожденный (M), сукин сын {сл.} (M)