Pipetsem siroz nedir, Pipetsem siroz ne demek

Pipetsem siroz; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Karaciğer şistosomozisinde portal venlerin dallarındaki yumurta ve parazitlerin etrafında ve büyük portal venaların etrafında fibröz doku oluşumuyla belirgin siroz.

Pipetsem siroz anlamı, kısaca tanımı

Pipet : Sıvıları, solukla içine çekip kaptan kaba aktarmaya yarayan cam boru. Sıvı içecekleri bardak veya şişeden kolayca içmek için kullanılan ince, plastik boru, kamış

Siroz : Karaciğerin büyümesi veya işlevlerinin körelmesi ile ortaya çıkan bir hastalık.

Karaciğer şistosomozisi : Schistosoma mansoni ve S. japonica’nın neden olduğu kronik karaciğer enfeksiyonu.

Şistosomozis : Schistosoma cinsi trematodların neden olduğu enfeksiyon, bilharziyozis, bilhariyazis.

Karaciğer : Karın boşluğunun sağ üst bölgesinde bulunan, öd salgılayan, şeker depolayan, iri, açık kahverengi organ.

Belirgin : Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih. Açık bir biçimde.

Şistosom : Schistosoma cinsinde bulunan.

Yumurta : Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre. Er bezi. Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp. Tavuk yumurtası. Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi.

 

Parazit : Asalak. Radyo, televizyon, telsiz vb. aygıtların yayınına karışan yabancı ses veya cızırtı. Herhangi bir işte, olayda sorun çıkaran kimse.

Portal : Ana kapı. Kapı.

Dallar : Fürû' (bk. çocuklar, torunlar...).

Fibröz : Bağ dokusu liflerinden oluşan, lifli. Liflerden oluşmuş, liflerden yapılı, bağ doku liflerinden meydana gelmiş.

Oluşum : Oluşma işi, teşekkül, teşkil. Katman, kütle, gök cismi vb.nin biçimlenme süreci.

Dalla : Yağmur, güneş ve rüzgârın etki yapamadığı gizli, kuytu yer, kenar, saklanılacak yer, ağaç, bina gölgesi, gölge.

Yumur : Verimsiz toprağı kiraya verenin, karşılığında aldığı tohum kadar ürün. Hayvanlarda, midenin bir parçası.

Porta : Büyük, çift kanatlı kapı. Kapı, giriş yeri.

Etraf : Yanlar, taraflar. Çevre. Bir kimsenin sürekli ilişkide bulunduğu kimseler, yakınlar, muhit.

Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.

Port : Taranan yünün işe yaramayan bölümü. Kırkılan koyunun ayaklarının üstünde süs olarak bırakılan tüyler. Bozuk : Ben oynamıyorum, elim port. Küt, sivriliği gitmiş.

Diğer dillerde Pipetsem siroz anlamı nedir?

İngilizce'de Pipetsem siroz ne demek ? : pipestem cirrhosis