Planlı ekonomi nedir, Planlı ekonomi ne demek

Planlı ekonomi; bir ekonomi terimidir.

  • Toplumun gereksinimlerinin karşılanması ve gelişmesi amacını güden ekonomi, piyasa ekonomisi karşıtı

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Güdümlü ekonomi ve karma ekonomilerde kaynak dağılımının iktisadi planlama ile yapıldığı ekonomi.

İngilizce'de Planlı ekonomi ne demek? Planlı ekonomi ingilizcesi nedir?:

planned economy

Planlı ekonomi hakkında bilgiler

Planlı ekonomi; üretim faktörlerinin tümü veya büyük kısmının devlet denetiminde bulunduğu, üretim ve dağıtım kararlarının devlet tarafından alındığı ekonomik sistemdir.

Planlı ekonomiler, kuramsal olarak devlet denetiminin olmadığı serbest piyasa ekonomilerinin tam olarak zıddı bir ekonomik sistemi temsil ederler. Dünyada bu iki uçta bulunan ülke ekonomilerinden söz etmek çok mümkün değildir. Her iki sistemin de özelliklerini taşıyan karma ekonomiler çoğunlukla görülen ekonomik sistemlerdir.

Planlı ekonomi kısaca anlamı, tanımı:

Ekonomi : Tutum. Bu ilişkileri inceleyen bilim dalı, iktisat. İnsanların yaşayabilmek için üretme, ürettiklerini bölüşme biçimlerinin ve bu faaliyetlerden doğan ilişkilerin bütünü, iktisat.

Piyasa : Ortalık. Bir yol üzerinde gidip gelerek gezinme. Satıcıların mal satmak için bir araya geldiği yer, pazar. Arz ve talebin karşılaştığı alan. Alışveriş fiyatı, geçerli fiyat.

 

Planlı : Önceden belirlenerek yapılan, ölçülü, hesaplı. Belirli bir plana göre yapılan, yürütülen, düzenlenen.

Plan : Düşünce, niyet, maksat, tasavvur. Bir işin, bir eserin gerçekleştirilmesi için uyulması tasarlanan düzen. Bir şehrin, bir yapının, bir makinenin çeşitli bölümlerini gösteren çizim. Çekim.

Toplum : Topluluk. Aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü, cemiyet.

Gereksinim : Eksikliği duyulan şey, ihtiyaç.

Gelişme : Olan biten şey. Yazılarda giriş bölümlerinden sonra konunun türlü yönlerden açılıp genişlediği, zenginleştiği, olgunlaştığı bölüm. Gelişmek işi, inkişaf, neşvünema, tekâmül, evolüsyon.

Karşıt : Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.

Üretim : Belirli faaliyet ve işlemler sonucu yeni bir mal veya hizmet meydana getirme, istihsal, tüketim karşıtı.

Faktör : Etmen. Etken.

Büyük : Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Büyük abdest. Niceliği çok olan. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Üstün niteliği olan.

Diğer dillerde Planlı ekonomi anlamı nedir?

Almanca'da Planlı ekonomi : Planwirtschaft