Plasenta engeli nedir, Plasenta engeli ne demek

Plasenta engeli; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Fetüsle döl yatağı arasında her türlü madde alışverişinin sağlandığı, bakteriler ve çok büyük moleküllü maddeler için geçirgen olmayan, seçici doku duvarı. Engel oluşturmada villuslarda yer alan trofoblast hücrelerinin önemli görevleri bulunur.

Plasenta engeli tanımı, anlamı

Engel : Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, handikap. Engelli koşularda, her yarışçının üzerinden atlaması gereken tahta düzenek, bariyer. Hemzemin geçitlerde kara yolu güvenliğini sağlamak için kullanılan açılır kapanır düzenek, bariyer. Herhangi bir yolu kapamak için konulan nesne, bariyer. Kara yollarının kenarlarına yapılmış olan korkuluk, bariyer

Plase : At yarışlarındaki müşterek bahislerde, sekiz atın katıldığı yarışlarda ilk üç, dört atın katıldığı yarışlarda ise ilk iki dereceyi kazanacak atın bilinmesi biçiminde oynanan oyun. Voleybol, tenis, masa tenisi vb. oyunlarda topu yumuşak bir vuruşla rakip alandaki bir boşluğa indirme. Futbolda topu yumuşak bir vuruşla havadan istenilen yere gönderme. Basketbolda çembere doğru uzanarak topu yavaşça sepete bırakma.

Plasenta : Döl eşi.

 

Geçirgen olmayan : İçinden sıvı veya herhangi bir maddenin geçişine izin vermeyen.

Döl yatağı : Memelilerde dölün ana karnındayken içinde bulunduğu organ, ana rahmi, rahim, karın, meşime, uterus.

Trofoblast : İmplantasyon, hormon salgılanma ve plasenta oluşumunda rol oynayan, koryon kesesinin villuslarında yer alan besleyici hücreler. Memelilerde embriyo gelişmesi sırasında teşekkül eden, başlangıçta iki tabaka hâlinde olan, tek tek hücrelerden meydana gelmiş sitotrofoblâst denilen iç tabaka ile çok çekirdekli sinsityum durumundaki hücrelerden meydana gelmiş sinsityotrofoblâst denilen dış tabakadan oluşmuş blâstosistin dış hücre kılıfı.

Alışveriş : Satın alma ve satma işi, alım satım, iş, muamele, ahzüita, aksata, pazar. İlişki, münasebet.

Oluşturma : Oluşturmak işi.

Geçirgen : Gaz, sıvı vb.ni içinden kolaylıkla geçiren. Sıvıların geçmesine elverişli (kayaç), geçirimli.

Bakteri : Toprakta, suda, canlılarda bulunan, çürüme, mayalanma veya hastalıklara yol açan, küresel, silindirimsi, kıvrık biçimli olan, bölünerek çoğalan, klorofilsiz, tek hücreli canlı.

Molekül : Element veya bileşikleri oluşturan ve onların özgül niteliklerini gösteren en küçük birim, madde. Bir bütünün en küçük parçası. Fiziksel kimyada bir veya birkaç atomun birleşmesinden oluşan, birkaç çekirdek veya elektronlu yapı.

Önemli : Önemi olan, mühim, ehemmiyetli. Politik, ekonomik, psikolojik ve askerî açıdan önemi olan, stratejik.

Olmaya : Yapılmamış ola, görülmemiş ola.

Villus : Sarkan saç veya püskül, kıl demeti, kılsı çıkıntı, parmak biçimindeki küçük çıkıntılar. (Lât.villus=kaba kıl):İnce bağırsağın iç duvarında bulunan ve besinin emilmesine yarayan sayısız, damarlı küçük çıkıntıların herbiri.

 

Seçici : Seçme işini yapan (kimse, kurul vb.).

Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

Türlü : Çok çeşitli özellikleri olan, çeşit çeşit, muhtelif. Çeşitli sebzelerle pişirilen yemek.

Görev : Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş. Resmî iş, vazife. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon. İşlev. Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş.

Madde : Duyularla algılanabilen nesne. Bir cismi oluşturan öge, öz. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Para, mal vb. ile ilgili şey. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Molekül.

Diğer dillerde Plasenta engeli anlamı nedir?

İngilizce'de Plasenta engeli ne demek ? : placental barrier