Predeterminasyon nedir, Predeterminasyon ne demek

Predeterminasyon; Biyoloji alanında kullanılan bir terimdir.

Biyoloji'deki anlamı:

Su salyangozunda (Limnaea peregra) kabuğun kıvrılma yönünün tayininde olduğu gibi, bir bireyin fenotipinin kendi genotipi yerine annesinin genleri tarafından daha önce belirlenmesi.

Predeterminasyon kısaca anlamı, tanımı

Belirlenme : Belirlenmek işi

Salyangoz : Yumuşakçalardan, bahçelerin nemli yerlerinde yaşayan, sarmal kabuklu küçük hayvan (Helix).

Kıvrılma : Kıvrılmak işi. Yer kabuğunun içten gelen etkenlerle dalgalı bir biçim alması.

Genotip : Soy yapısı. Bir organizmanın çevre faktörleri ile birlikte fenotipini tayin eden genetik yapısı. Bir bireyin sahip olduğu genler toplamı veya aynı genetik yapıyı paylaşan tüm bireyler topluluğu. Bir organizmanın genetik yapısı. Bir canlının kök aldığı zigotun sahip olduğu ve o canlının bütün karakterlerinin oluşması için gerekli olan genlerin tamamı. Hayvan yetiştiriciliğinde ise söz konusu karakteriyle ilgili genler. Bir bireyin, genlerinin karakterleri bakımından gösterdiği yapı.

Limnaea : [Bakınız: sivri tatlı su salyangozu]. Sivri tatlı su salyangozu.

Fenotip : Bir organizmanın genetik yapısıma bağlı olarak, dış etkenlerin de etkisiyle ortaya çıkan görünüşü. Bir organizmanın hem genetik hem de dış etkenlerin etkisiyle ortaya çıkan özelliklerinin tümü. Genel anlamda dış görünüş veya genel görünüş. Hayvan yetiştiriciliğinde hayvanları, boy, yüz biçimi, saç ve göz rengi, cilt rengi gibi bir genetik özelliğin dışa yansıyan herhangi bir karakteri bakımından tanımlamaya yarayan değer. Bir organizmanın genotip karakterlerinin çevre şartlarına cevap olarak gösterdiği değişiklikler.

 

Bir bir : Hepyek. Olduğu gibi, tam tamına, eksiksiz olarak. Ayrı ayrı. Birer birer.

Bireyi : Epeyce, iyice, usule uygun şekilde.

Yerine : Bir şeyin veya bir kimsenin yerini almak üzere. Başkasının adına. Alegori.

Genler : Kendileri.

Salyan : Vergi. Tahsildar.

Tayin : Ne olduğunu anlama, gösterme, belirtme, kararlaştırma. Atama. Tayin, atama.

Taraf : Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yöre, yer. Yön, yan, doğrultu. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.

Genle : Taş, toprak, kum taşımaya yarayan sedye şeklinde bir çeşit araç, teskere.

Birey : Kendine özgü nitelikleri yitirmeden bölünemeyen tek varlık, fert. Bir türün kapsamı içine giren somut varlık. Doğa bilgisinde türü oluşturan tek varlıklardan her biri. Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, iradeyle ilgili nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri, fert. İnsan topluluklarını oluşturan, insanların benzer yanlarını kendinde taşımakla birlikte, kendine özgü ayırıcı özellikleri de bulunan tek can, fert.

Kendi : İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat. Kişinin özel olarak vurgulandığını anlatan bir söz. "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak "o" ve "onlar" yerine kullanılan bir söz. Yaptığı, giriştiği bir işte başkalarının herhangi bir etkisi bulunmadığını belirten bir söz.

 

Salya : Ağızdan sızan tükürük.

Kend : Kasaba, şehir.

Pere : Davarların sağıldığı yer, ağıl. Su bendi. Başörtüsü. Durum (insan, hayvan ve bitkiler için): Bu yıl ekinlerin peresi bozuk. Yara, bere. Yaprak: Bir pere kağıt. Tarladan geçen su yolu, ark. Evlek.

Tara : 1.Bağ budamaya ya da ağaç kesmeye yarayan, eğri bir çeşit bıçak. 2.Ağaç kökü çıkarmaya yarayan bir araç. Süpürge sapı. Odun keskisi, satır.

Diğer dillerde Predeterminasyon anlamı nedir?

İngilizce'de Predeterminasyon ne demek ? : predetermination