Prenses nedir, Prenses ne demek

Prenses; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Hükümdar ailesinden olan kadın veya kızlara verilen unvan.
  • Hükümdar karısı

"Prenses" ile ilgili cümleler

  • "Yengem, ağzındaki lokmayla beraber, prensesten hiç de iyi haberler almadığını geveliyor." - Y. Z. Ortaç

Tarih'teki anlamı:

Hükümdar soyundan gelen ya da hükümdar soyundan olanlarla evlenen kadınlara verilen ad.

Prenses isminin anlamı, Prenses ne demek:

Kız ismi olarak; Hükümdar ailesinden olan kadın.

İngilizce'de Prenses ne demek? Prenses ingilizcesi nedir?:

princess

Prenses hakkında bilgiler

Prenses, genellikle Avrupa hanedanlarında kadın üyelere verilen genel soyluluk unvanı. Bazı ülkelerde tahta çıkma şansı yokken bazı ülkelerde tek başlarına tahta çıkabilirler. Tarihte bağlı bulundukları ülke ve hanedanların çıkarları için diğer ülkelerin hükümdarları veya önemli görevlileriyle evlendirilmişlerdir. Örnek olarak sıkça görülen Bizans hanedanıyla ve Osmanlı hanedanları arasındaki evliliklerdir.

Prenses ile ilgili Cümleler

  • Büyük ödül prensesten bir öpücüktü.
  • Mario prensesi kurtaramadı.
  • Prenses çok makyaj yapıyordu.
  • Mahremiyet önem verdiğim bir şeydir derken zekamla dalga mı geçiyordun, prenses?
  • O, anaokulundayken, bütün erkek çocukları ona "prenses" derdi.
  • Prenses bekliyor.
  • Prenses Diana'nın trajik ölümü dünyayı şoka uğrattı.
  • Prenses büyük bir kalede yaşıyor.
  • Saray prenses için yaldızlı bir kafes oldu.
  • Prenses gibi yaşıyor.
  • Prenses eldivenlerini çıkardı.
  • Hiç kimse prensesi güldüremedi.
  • Jale bir masal prensesi.
  • Prenses altın bir elbise giydi.
 

Prenses anlamı, kısaca tanımı:

Hükümdar : Padişah, kral, hakan gibi taht sahibi devlet başkanı.

Kadın : Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan. Erişkin dişi insan, hatun, hatun kişi, zen. Bayan. Hizmetçi bayan.

Unvan : San.

Prens : Hükümdar ailesinden olan erkeklere verilen unvan. Bazı ülkelerde en yüksek soyluluk unvanı. Bir prensliğin başında bulunan kimse.

Prenseslik : Prenses olma durumu. Prensesin görevi.

Aile : Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Eş, karı. Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik.

Genel : Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi.

Avrupa : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

Hane : Birleşik kelimelerde "bina, yapı, yer, makam" anlamlarıyla ikinci kelime olarak yer alan bir söz. Basamak. Bir bütünü oluşturan bölümlerden her biri, bölük, göz. Klasik Türk müziğinde, peşrev vb. saz parçalarının bölümlerinden her biri. Ev, konut. Ev halkı.

 

Soyluluk : Soylu olma durumu, asillik, asilzadelik, zadegânlık, asalet, asaletlilik, necabet.

Ülke : Bir özelliği ön plana çıkarılarak düşünülen bölge. Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, diyar, memleket. Devlet.

Tahta : Çeşitli işlerde kullanılmak üzere düz, enlice, uzun ve az kalın biçimde işlenmiş ağaç parçası. Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer. Çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh. Kara tahta. Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme, ağaç. Bu ağaçtan yapılmış.

Diğer dillerde Prenses anlamı nedir?

İngilizce'de Prenses ne demek? : [prensar] v. press, apply pressure

v. press, apply pressure

n. princess, infanta

Fransızca'da Prenses : princesse [la]

Almanca'da Prenses : n. Fürstin

Rusça'da Prenses : n. принцесса (F), княжна (F), княгиня (F)