Preprohormon nedir, Preprohormon ne demek

Preprohormon; Biyoloji alanında kullanılan bir sözcüktür.

Biyoloji'deki anlamı:

Ribozomlarda peptit hormonların öncüsü olarak sentezlenen ve daha sonra belirli noktalardan enzimlerle parçalanarak önce prohormonu, sonra aktif hormonu meydana getiren polipeptit zinciri.

Preprohormon kısaca anlamı, tanımı

Peptit hormonlar : Kısa amio asit zincirli, GnRH, oksitosin gibi hormonlar

Polipeptit : Proteinlerin birincil yapısını oluşturan peptit bağlarıyla bağlanmış çok fazla sayıda amino asidin oluşturduğu bir polimer. Aminoasitlerin birbirlerine peptit bağlarıyla bağlanmasıyla oluşan aminoasit zinciri. Peptit bağıyla bağlanmış 10-100 amino asit içeren genellikle molekül ağırlığı 10 kDa’dan az olan peptit.

Hormonlar : İç salgı bezleri ve bazı dokularca üretilen, kan dolaşımı ile vücuda dağılarak organların ve diğer iç salgı bezlerinin işlevlerini koordine eden estrojen, insulin, testosteron gibi kimyasal haberciler.

Ribozom : Bütün ökaryot hücrelerde çok sayıda hem serbest olarak sitoplâzmada, hem de endoplâzmik retikuluma bağlı olarak, ayrıca ökaryot hücre sitoplâzmasınınkinden daha küçük hâlde mitokondri ve kloroplâstların matriksinde bulunan, prokaryot hücrelerde ise sitoplâzmada bulunan, elçi RNA'nın tercüme edilerek proteinin sentezlendiği, sitoplâzmanın bir bölgesinde yoğun olarak bulunarak polizom veya poliribozom denilen grupları meydana getiren, E.coli'de 50 S ve 30 S, ökaryotlarda 60 S ve 40 S çökme kat sayısına sahip biri büyük, biri küçük iki alt birimden yapılmış, küçük alt birimleri ile elçi RNA'ya, büyük alt birimleri ile de endoplâzmik retikuluma bağlanan, RNA ve proteinden yapılmış, E.coli'de 52, ökaryotlarda yaklaşık 80 kadar çeşit protein kapsayan hücre organeli. Hücre sitoplazmasında aminoasitlerden protein sentezinin gerçekleştiği, RNA ve protein kompleksinden oluşmuş ultramikroskobik organellerden her biri. Hücrede mRNA’ nın mesajına göre protein sentezlemektensorumlu, ribozomal RNA ve proteinlerden meydana gelen, büyük ve küçük iki alt birimden oluşan, sitoplazma ve endoplazmik retikuluma bağlı olarak bulanan hücre içi organellerden biri.

 

Belirli : Açık ve kesin olarak sınırlanmış veya kararlaştırılmış olan, muayyen.

Noktal : Formülü C10H13BrN2O3, mol kütlesi 189 g, e.n. 178 °C olan, beyaz toz halde, bir çeşit uyuşturucu madde.

Zincir : Birbirine geçmiş bir sıra metal halkadan oluşan bağ. Altın ya da gümüşten yapılmış takı. Taşıtların kar veya buzda kaymaması için tekerleklerine takılan alet. Hükümlülerin eline, ayağına vurulan demir bağ. Art arda gelen şeylerin oluşturduğu dizi.

Peptit : Birbirine peptit bağlarıyla bağlanmış iki amino asit (dipeptit) ya da daha fazla sayıda amino asidin (tripeptit, oligopeptit, polipeptit) meydana getirdikleri molekül. Peptit bağlarıyla birbirine bağlanan iki veya daha çok amino asidin meydana getirdikleri molekül. İki veya daha fazla aminoasidin peptit bağlarıyla bağlanmasıyla oluşan molekül.

 

Parçal : Kesinti, ulak. Kalan, faiz: Niye paranın parçalını alıyı?.

Sentez : Element veya başka maddeleri bir araya getirerek yapay olarak bileşik cisimler oluşturma, bireşim. Yalından karmaşık olana, külliden cüziye, zorunludan olasıya, ilkeden onun uygulanmasına, genel yasadan bireysel duruma, nedenden etkiye, öncülden varılan sonuca giden düşünme biçimi, bireşim.

Meydan : Alan, saha. Fırsat, imkân ya da vakit. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri.

Hormon : İç salgı bezlerinden kana geçen ve organların işlemesini düzenleyen adrenalin, insülin, tiroksin vb. fizyolojik etkisi olan maddelerin genel adı. Bu maddelerin işlevini yerine getirecek özellikte yapay madde.

Enzim : Bir kimyasal tepkimeyi gerçekleştiren ve onu hızlandıran, çoğunlukla protein yapısında olan organik madde.

Riboz : Ribonükleik asitlerin ve ribonükleotitlerin yapısında bulunan beş karbonlu şeker. Formülü CH2OH(CHOH)3CHO, mol kütlesi 150,1 g olan, D-riboz; bazı nükleik asit ve koenzimlerin bileşiminde furanozit ve piranozit şeklinde bulunabilen bir pentoz şeker. D-2-deoksiriboz; Formülü HOH2C(CHOH)2CH2CHO, mol kütlesi 134,1g olan deok-siribonükleik asit ve hücreye ait çekirdekte bulunan bir bileşik şeker. Beş karbonlu aldoz yapısındaki monosakkaritlerden biri. RNA, FAD, NAD, NADP ve koenzim A’nın bir bileşeni.

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

Nokta : Çok küçük boyutlarda işaret, benek. Orta nokta. Sınır, derece, radde. Konu, konu ile ilgili önemli bölüm. Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret. Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan, küçük benek biçimindeki noktalama işareti (.). Yer. Nöbetçi, gözcü, bekçi. Hiçbir boyutu olmayan işaret. Nöbetçi bulunan yer.

Polip : Sölenterlerden, toplu veya tek başına yaşayabilen basit yapılı hayvan. Mukoza ile kaplı boşluklar içinde gelişen, yumuşak, telsel, genellikle saplı bir armut biçiminde ur.

Aktif : Etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal. Bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü. Etkili. Çalışan, çalışmasını sürdüren. Etken.

Sonra : Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı. Arkadan gelen bölüm ya da zaman. Daha uzak ve ileri bir yerde. Yoksa, aksi hâlde. Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz.

Daha : Henüz. Bunun dışında. Kendisinden sonra üçüncü kişi iyelik eki alan bir sıfatla birlikte sözü edilen konuda en önemli durumu belirtmek için kullanılan bir söz. Var olana, elde bulunana ek olarak.

Diğer dillerde Preprohormon anlamı nedir?

İngilizce'de Preprohormon ne demek ? : preprohormone