Provides türkçesi Provides nedir

  • Şart koşmak.
  • Önlem almak.
  • Koşul koymak.
  • Hazırlıklı olmak.
  • Karşılamak.
  • Temin etmek.
  • Sağlamak.
  • İhtiyacını karşılamak.

Provides ile ilgili cümleler

English: God provides the wind, but man must raise the sails.
Turkish: Tanrı rüzgarı sağlar, ama insanın yelkenleri yükseltmesi gerekir.

English: Singapore's Central Fund provides pensions.
Turkish: Singapur'un Merkez Fonu emeklilik sağlar.

English: An apple tree provides an apple.
Turkish: Bir elma ağacı elma sağlar.

English: The company provides health care and life insurance benefits for all of its employees.
Turkish: Şirket tüm çalışanları için sağlık bakımı ve hayat sigortası avantajları sağlar.

English: A gas stove provides the most even heat for cooking.
Turkish: Bir gaz sobası yemek için en iyi ısıyı sağlar.

Provides ingilizcede ne demek, Provides nerede nasıl kullanılır?

Provide against : Önlem almak. Bir şeye karşı tedbir almak. -e karşı hazırlıklı olmak. Tedbir almak.

Provide for : Düşünmek. İhtiyaç karşılamak. Hesaba katmak. Öngörmek. Geçimini sağlamak. İhtiyaçlarını karşılamak. Gereksinimini sağlamak. Birine iyi bakmak. Hesaba almak. Geçindirmek.

Operation provide comfort : Çekiç güç. Çekiç güç harekatı.

Provide : Temin etmek. Bulmak. Donatmak. Vazetmek. Hazırlıklı olmak. Koşul olarak koymak. Vermek. İhtiyacını karşılamak. Şart koşmak. Sağlamak.

 

Provided : Şayet. Tedarik edilen. Koşul koymak. Şart koşmak. Şartıyla. Hazırlıklı olmak. Karşılamak. Temin etmek. Eğer. ... olmak kaydıyla.

Providentialism : Providansiyalizm. Kayracılık.

Provident fund : Tasarruf sandığı. Yardım sandığı.

Providently : Tutumlu olarak. İdare ederek. Tedbirli şekilde. Hazırlıklı olarak.

Providence : Hiss-i kable'l vuku. Pre-kognisyon. Öngörü. Allah'ın takdiri. Sezgi. Kader. Allah. Vaktinde gerekli tedbirleri almayı bilme. Tedbirlilik. İlahi takdir.

Providentially : Allahın inayetiyle. Hızır gibi. Şans eseri. Allah'tan. Kısmetli bir biçimde.

İngilizce Provides Türkçe anlamı, Provides eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Provides ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Grate : Rendelemek. Gıcık etmek. Izgara. Aşındırarak partiküllerine ayırmak. Aşındırarak parçalarına ayırmak. Ocak ızgarası. Gıcırdatmak. Gıcırdamak. Izdırap vermek. Sinirlendirmek.

Feed : Desteklemek. Yiyecek vermek. Bilgisayar, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yemek yedirmek. Doyurmak. Bakmak. Bir sürece gönderilen ham özdek. Besleme. Yemek vermek. Yemek yemek.

Insuring : Sigorta ettirmek. Sigorta etmek. Garantiye almak. Sigortalamak. Sağlama almak.

Bush : Çalı. Çalılık arazi. Kaplamak. Çalıyla örtmek. Purinçina. Burç (mühendislik terimi). Çalıya benzer şey. Çepel. Rakor. Bilezik.

Cater : Yemeklerin hazırlanmasını ve servisini üstüne almak. Yiyecek içecek sağlamak. Yemek sağlamak. Yiyecek tedarik etmek. Hitap etmek. Yiyecek ve içecek sağlamak.

 

Calk : Kaymayı önleyen çivi. Tıkamak. Kalafat etmek. Buzmıhı gemi. Kalafatlamak. Buz mıhı. Başlı buz çivisi.

Make provisions : Hazırlık yapmak. Karşılık ayırmak.

Compensates : Telafi etmek. Denklemek. Denkleşmek. Dengelemek. Eşitlemek. Tazmin etmek. Ödünlemek. Yerini tutmak. Bedelini vermek.

Interleave : Dönüşümlü çalışmak. Aralık. Boş yaprak eklemek. Boş sayfa eklemek. Veri ile denetim bilgisini karıştırmak.

Carried : Kaldırmak. Taşınan. Sevketmek. Taşıyıcılık yapmak. Getirmek. (yapılan bir oylama sonucunda) kabul edildi veya edilmiştir!. Geçirmek. Taşınmış. Taşımak. Nakledilmiş.

Provides synonyms : transistorise, terrasse, reflectorize, indulge, reflectorise, machicolate, victual, bewhisker, copper bottom, kern, constitutionalize, seat, crenellate, fulfil, assures, cater for, fit, manoeuvreing, corresponds, yield, patch, elicit, stint, date, fulfill, supply, fit out, dado, border, costume, shower, have access to, manoeuvre.

Provides zıt anlamlı kelimeler, Provides kelime anlamı

Take : Ele almak. (fotoğraf) çekmek. Avalanan hayvan miktarı. Tutma. Hasat. Çevirmek. Reaksiyon. Çevirim eylemi. Çekim. (sınava) girmek.

Provides antonyms : kern.