Psilosibin nedir, Psilosibin ne demek
Psilosibin; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Psilocybe mexicanada 4-substitüte triptamin türevi, halusinojenik etkisi olan bir madde.
Psilosibin hakkında bilgiler
Psilocybin (4-phosphoryloxy-N, N-dimethyltryptamine), Psilocybe cubensis gibi Psylocybe türü mantarlardan elde edilen halüsinojen etkileri olan bir maddedir. Yapısı insan beyin fonksiyonları için çok önemli fonksiyonları olan Serotonin'e çok benzer. 9 ağır obsesif kompulsif kişi ile yapılan çalışmalar bu maddenin obsesif kompulsif belirtileri 4-24 saat arasında kaldırdığını, bazılarının ise birkaç gün boyunca takıntılarından kurtulduğunu belirtmiştir ancak çalışmayı yürüten Dr. Moreno halüsinojen etkisi nedeniyle ilaç olarak kullanılamayacağını belirtmiştir. Halüsinojen etkisi olmayan kimyasal türevlerini üretmek için çalışmalar sürmektedir.
Psilosibin tanımı, anlamı
Triptamin : Bağırsaklarda mikroorganizmaların etkisiyle oluşan triptofanın dekarboksilasyon ürünü
Fonksiyon : İşlev. Bir birleşikteki herhangi bir madde grubunun kimyasal görevi, bu görevi nitelendiren özelliklerin tamamı. Bir veya birçok değeri değişebilen niceliklere bağlı olarak değişen nicelik.
Mantarlar : Sap, yaprak, çiçek vb. organlar yerine dallı veya düz iplikler görünüşünde emeçlerden oluşan, klorofilsiz, çiçeksiz, ilkel canlılar.
Kimyasal : Kimyaya ait, kimya ile ilgili, kimyevi.
Gün boyu : Bütün gün.
Yürüten : Yürüteç.
Boyunca : Boyu veya uzunluğu kadar. Süresince.
Belirti : Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alamet, nişan, nişane. Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan işaret, araz, semptom.
Takıntı : Bir durum ve sorunla ilişkisi olan başka durum veya sorun. Küçük, önemsiz borç. Bir şeye hastalık derecesinde düşkünlük, obsesyon. İlişki kurulan kimse. Bütünlemeye kalınan ders.
Çalışma : Çalışmak işi, emek, say. Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün. Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi. Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması.
Etkiler : Bir filmin görüntülerinde, doğal kaynakların dışında elde edilmiş sonuçlar. Optik, mekanik, kimyasal yöntemlerle gerçekleştirilmiş, görüntüyle ilgili ya da gürültü, doğa sesleri gibi sesle ilgili sonuçlar. Benzer sonuçların televizyonda elektronik yöntemlerle gerçekleştirilenleri.
Obsesif : Takıntılı.
Üretmek : Aynı türden canlıları çoğaltmak. Ekonomik bir etkinlik sonucu ürün elde etmek. Oluşturmak, yaratmak, meydana getirmek.
Birkaç : Çok olmayan, az sayıda, az.
Önemli : Önemi olan, mühim, ehemmiyetli. Politik, ekonomik, psikolojik ve askerî açıdan önemi olan, stratejik.
Mantar : Mantarlardan, içinde zehirlileri de bulunan, silindir bir gövde ve üst tarafı şapka biçiminde olan ilkel canlıların genel adı (Fungi). Esnek ve sudan hafif olduğundan şişe tapası, cankurtaran simidi, cankurtaran yeleği, ayakkabı tabanı ve daha birçok şeyin yapımında kullanılan, su geçirmeyen, meşe ağacı tabakası. Balık ağlarını su yüzünde tutmaya veya olta sarmaya yarayan mantar parçası. Uydurma söz, yalan. Mantar hastalığı. Mantar hastalığına neden olan mikroskobik canlı. Hayvanların burun ucu. Kaldırıma araçların park edilmesini engellemek amacıyla zemine gömülmüş mantar biçiminde beton yükselti. Bu tabakadan yapılmış olan şişe tapası. Çocukların özel tabanca ile patlattıkları barutlu madde.
Sürmek : Yönetip yürütmek, sevk etmek. Devam etmek. Zaman geçmek. Oturduğu, bulunduğu yerden, ülkeden ceza olarak başka bir yer ya da ülkeye göndermek, nefyetmek. Herhangi bir durum içinde bulunmak. Bir maddeyi bir yüzey üzerine ince bir tabaka olarak yaymak, dökmek, serpmek. Bitki, ot yetişip ortaya çıkmak, bitmek, yeşermek. Zaman almak. Olmaya devam etmek. Önüne katıp götürmek. Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarmak. Pulluk veya sabanla toprağı işlemek. Bir malı satışa sunmak, piyasaya çıkarmak. Dokundurmak, değdirmek. Uzatmak, ileri doğru itmek. Yasal olmayan yolla piyasaya para çıkarmak.
Kurtul : Bursa ili, Gemlik belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Üretme : Üretmek işi.
Olmaya : Yapılmamış ola, görülmemiş ola.
Diğer dillerde Psilosibin anlamı nedir?
İngilizce'de Psilosibin ne demek ? : psilocibine

Bu kısımda Psilosibin nedir? Psilosibin ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Psilosibin tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Psilosibin hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.