Pulsator türkçesi Pulsator nedir
- Sütün kesikli akışını sağlamak için memeyi bir kez sıkıştırıp bir kez emen süt makinesinin kalbi.
- Titreşim neden olan.
- Çarpan.
- Pulzatör.
- Veterinerlik alanında kullanılır.
Pulsator ingilizcede ne demek, Pulsator nerede nasıl kullanılır?
Pulsators : Titreşim neden olan. Çarpan.
Pulsatory : Atan. Vuran. Nabız gibi atan. Titreşimli.
Pulsate : Nabzı atmak. Titreşmek. Çarpmak (yürek). Titretmek. Belirgin bir ritimle gümbürdemek. Belirgin bir ritimle yüksek bir sesle çalmak. Çarpmak (nabız gibi). Atmak. Kalp atışlarıyla ahenkli bir şekilde dolaşmak (kan damarlarda). Çarpmak.
Pulsated : Atmak. Çarpmak (yürek). Titreşmek. Kalp atışlarıyla ahenkli bir şekilde dolaşmak (kan damarlarda). Titremek. Çarpmak. Çarpmak (nabız gibi). Belirgin bir ritimle yüksek bir sesle çalmak. Zonklamak. Belirgin bir ritimle gümbürdemek.
Pulsates : Nabız gibi atmak. Titremek. Kalp atışlarıyla ahenkli bir şekilde dolaşmak (kan damarlarda). Çarpmak (nabız gibi). Çarpmak. Belirgin bir ritimle yüksek bir sesle çalmak. Zonklamak. Atmak. Belirgin bir ritimle gümbürdemek. Nabzı atmak.
Pulsatile : Pulsatil. Vurmalı.
Pulsation : Fizik, uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Esnek, bir cismin şişip büzülmesi ve böylece yüreğin atışına benzeyen ritmik devinme yapması. Titreştirme. Kalp atışı. Eşit aralıklarla yinelenen atım. dalgalı akımın bir yöndeki akışı sırasında etksicik dalgasının kabarması. Titreşme. Sarsma. Titreme. Kalp vuruşu. Vuruş.
Pulsation ratio : Sağım makinelerinde pulzatör tarafından oluşturulan vakumla açılma süresi arasındaki oran. Pulzasyon oranı.
Pulsatil secretion : Pubertadan sonra gonadotropin salıverici hormonun ve buna uyarak da fsh ve lh salıverilmesinin ortalama 80 dakikalık bir siklus göstermesi ve bu hormonların salgılanma hızının 70-100 dakikada bir maksimuma çıkarak salgılanması. Pulsatil salgılanma.
Pulsating : Atış. Titreşen. Nabız atışına benzeyen. Pals. Sarsmalı. Çarpan. Atımlı. Titreşimli. Nabiz atışı. İşaretle atım.
İngilizce Pulsator Türkçe anlamı, Pulsator eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pulsator ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Multiplier : Bir etkiyi artırmaya yarayan aygıt. Bilgisayar, fizik, iktisat alanlarında kullanılır. Çoğaltıcı. Gelir harcama modelinde, otonom kalemlerin herhangi birinde ortaya çıkan değişmenin reel gayrisafi yurtiçi hasıla üzerinde yarattığı kendisinden daha büyük etkiyi gösteren, 1931 yılında ilk kez richard f. kahn tarafından geliştirilen ve daha sonra da j. m. keynes tarafından ayrıntılandırılarak kullanılan katsayı. bu katsayı otonom harcamanın türüne göre farklı terimlerle tanımlanmaktadır. Çarpıcı. Çoğaltan.
Factors : Katsayı. Değişken. Kalıtımsal özellik taşıyan gen. Öğe. Etken. Kahya (isk.). Eleman. Finansör (üretimde). Faktör.
Pulsing : Titreşmek. Titremek. Nabız gibi atma. Nabız gibi atış. Palsla mayın temizleme. Çarpmak. Atmak. Darbe gönderme. Vurma.
Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi.
A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.
Factor : Eleman. Hayvan beslemede, bir vitamin, mineral veya diğer bir besin maddesi veya besin maddesi olmayan, genellikle hayvanın büyümesi veya döl verimi üzerine etkili olan, tanımlanmış veya henüz tanımlanmamış bulunan madde. istatistiksel çalışmalarda, kategorik değişken ve nitel özelliğe sahip değişken, etmen. Tambölen. Faktör. Unsur. Etmen. Finansör (üretimde). Öge. Değişken. Bilgisayar, biyoloji, eğitim, fizik, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Striking : Usturuplu. Vuran. Grevdeki. Şaşırtıcı. Vurma. Göz alıcı. Çarpıcı. Grev yapan. Yamyamlık.
Headiest : Düşüncesiz. Dik kafalı. (alkol) sarhoş edici. Çarpıcı (esans veya içki). Kurnaz. Kafa tutan. Delişmen. Kuvvetli. Uyanık.
Impulse : Biyoloji, eğitim, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Güdü. Uyarma sonucu bir sinir teli boyunca meydana gelen kimyasal ve elektriksel değişiklikler. Sevk. Vuru. Bireysel tepkileri devindiren güç ya da etken. İmpuls. Bir iş yapmak, bir eyleme geçmek için duyulan ve bireyin engelleyemeyeceği kadar güçlü istek. bireyi, doğrudan doğruya eyleme geçmeye zorlayan güçlü dürtü. İtici güç. Ani hareket.
Pulsator synonyms : multipliers, throbbing, a amplitude mod, a dna, pound, abdominal fat necrosis, thump, abdominal distention, a c syndrom, pulsating, abdomen, a clay, wave, abdominal pain, a crochordon, headier, smashers, abattoir, beat, quiver, pulsators, a c deformity, smasher, abdominal ovariectomy, multiplicity, heady, throb, undulation, multiplicities, abamectin, pulse, abaxial.
Pulsator zıt anlamlı kelimeler, Pulsator kelime anlamı
Stand still : Kımıldamadan durmak. Hareketsiz durmak. Kımıldamamak. Hareket etmemek. Hareketsiz kalmak. Kıpırdamamak.
Pulsator ingilizce tanımı, definition of Pulsator
Pulsator kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A striker. A beater.

Bu kısımda Pulsator kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pulsator ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pulsator anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pulsator ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.