Runouts türkçesi Runouts nedir
Runouts ingilizcede ne demek, Runouts nerede nasıl kullanılır?
Bearing runout : Yatak gezinti boşluğu. Yatak gerinti boşluğu.
Runout : Salgı. Aşınma. Eksik döküm.
Runoff : Yüzey akışı. Toprak tarafından emilmemiş yüzey suyu. Akış. Akarsu. Yüzeysel akış. Akma. Şerbet. Bir seçim veya müsabakadaki son etap. Taşan veya derelere akan aşırı sıvı. Akan.
Runoffs : Yüzey akışı. Seçimde son etap. Toprak tarafından emilmemiş yüzey suyu. Akarsu. Taşan veya derelere akan aşırı sıvı. Akma. Akan. Akış. Taşma. Yüzeysel akış.
Annual runoff : Yıllık akım.
Run about : Öteye beriye koşmak. Koşuşmak. Koşuşturmak.
Run a macro : Bir makro çalıştır.
Run a blockade : Ablukayı yarmak. Bir kuşatmadan kaçmak. Bir engel ve maniadan kurtulmak ve sıyrılmak. Bir ablukadan kaçınmak.
Run a risk : Rizikoya girmek. Tehlikeyi göze almak. Riske girmek. Tehlikeye girmek.
Run a business : İşi yönetmek. Bir işi yönetmek. Çekip çevirmek. İşi çekip çevirmek.
İngilizce Runouts Türkçe anlamı, Runouts eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Runouts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Juice : Benzin. Öz. Sebze. Biyolojik dokulardan, su eklenerek veya eklenmeksizin, sıkma veya filtrasyonla elde edilebilen sulu kısım. özellikle şurup biçiminde hazırlanan preparatlara katılan, parçalanma ezilme ve sıkma işlemleriyle hazırlanmış, renkli ve güzel kokulu çeşitli meyve veya bitkilerin suları. İçki. Su. Sebze suyu. Öz su.
Ejection : Fırlama. Atma. Yanardağlardan dışarı atılan lav külçeleri. Çıkarma. Çıkan şey. Güneş'ten dışarı doğru madde fırlaması. Kovma. Fışkırtma. Uzay, jeoloji alanlarında kullanılır.
Cease : Kesmek. Bırakmak. Bitmek. Kalmak. Kesilmek. Durmak. Vazgeçmek. Dinmek. Son vermek. Durdurmak.
Excretions : Vücut dışkısı. Radyoaktif çıkarım. Dışkı. Terleme yoluyla dışarı atmak. Salgılama. İfrazat. Boşaltım. Ekskresyon. Boşaltma.
Humors : Güldürmek. Espri anlayışı. Huyuna gitmek. Neşe. Memnun etmek. Kaprisine boyun eğmek. Ayak uydurmak. Güldürü. Eğlendirmek.
Run : Koşu. Geçmek. Çalışmak. Sızmak. Kullanmak. Göstermek (film). Gitmek (gemi). Akmak. Kaçakçılığını yapmak. Kaçmak.
Terminate : Bitirmek. Sonlamak. Sınırlamak. Bitmek. Sınır koymak. Son vermek. Sona erdirmek. Sona ermek. Sonlandırmak.
Corroding : Çürütmek. Yıpratmak. Aşındırmak. Yıpranmak. Kemirmek. Aşınan.
Excretum : Ekskretum.
Detrital : Aşınma ile ilgili. Döküntülü. Mekanik ayrışma ile önceden mevcut kayaçlardan oluşan malzemeyle ilgili. Kırıntılı. Aşınmayla ilgili. Ufalanmış.
Runouts synonyms : abrasion, finish, excretion, abrasiveness, deflection, dilapidation, flow, liquoring, ablation, humor, feed, eroding, deflexion, deflections, juices, amortization, excreta, amortisation, flexure, runout, stop, erosion, course, detrition, abrasions, attrition, drain, depreciation, ablations, corrosion, end.
Runouts zıt anlamlı kelimeler, Runouts kelime anlamı
Begin : Önayak olmak. Vücut bulmak. Start vermek. Doğmak. Adım atmak. Başlatmak. Meydana gelmek. Atılmak. Çığır açmak. Start almak.
Arrive : Doğmak. Gelmek. Varmak. Gelip çatmak. Vasıl olmak. Dönmek. Ulaşmak. Bir ereğe ulaşmak. Ayak basmak. Üstesinden gelmek.

Bu kısımda Runouts kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Runouts ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Runouts anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Runouts ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.