Sülfonamitler nedir, Sülfonamitler ne demek

Sülfonamitler; Kimya alanında kullanılan bir kelimedir.

Kimya'da terim anlamı:

Sülfonik asitten türetilen, -SO2NR2 grubu içeren bakterilere karşı bakteriyostatik madde olarak kullanıldıkları için “Sülfa ilaçları” olarak adlandırılan suda çözünen, antibiyotik yapımında kullanılan, renksiz kristaller halinde aromatik bileşikler.

Sülfonamitler anlamı, tanımı

Sülfo : Bileşiklerde -SO3H grubunun bulunduğunu gösteren bir ön ek

Sülf : Kükürt.

Aromatik bileşikler : Yapısında bir ya da daha çok benzen halkası olan bileşikler sınıfı. Örn. toluen (C6H55-CH3). Aromatik olma kurallarına uyan bileşikler.

Bakteriyostatik : Bakteriyi öldürülmeksizin büyüme ve üremesini yavaşlatma veya durdurma yeteneğine sahip olan. Bakteriyi öldürmeksizin büyüme ve çoğalmasını yavaşlatma veya durdurma özelliğine sahip olan. Bakterilerin üreme ve gelişmesini durduran veya önleyen. Bakteri hücrelerinin gelişmesini ve üremesini önleyen.

Bakteriyostat : Bakterilerin üreme ve gelişmesini önleyen madde.

Antibiyotik : Bitkilerde, özellikle küf mantarlarında bulunan veya sentezle elde edilen, birçok mikroba karşı kullanılan, penisilin, streptomisin vb. maddelerin ortak adı.

Aromatik : Aromalı.

Renksiz : Rengi olmayan. Solgun görünen, soluk. Davranış ve düşünce yönünden belli bir niteliği olmayan.

 

Çözünen : Çözelti oluşturan özdek. Bir çözgende çözünüme uğrayan özdek. Kendi bileşimini değiştirmeden, çözücü içinde, atom, molekül ya da yükünler olarak tekdüze dağılmış özdek. Tektürel bir karışımda nicelikçe az olan. Çözücü içinde bileşimi bozulmadan dağılmış ve genellikle çözeltide miktarca az olan madde.Katı-sıvı homojen karışımlarında katı daima çözünendir. Ör. %80’lik şeker çözeltisinde çözünen şeker, çözücü sudur. Bir çözende çözünerek, çözelti oluşturan özdek.

Kristal : Billur. Billurdan yapılmış.

Bileşik : Birleşerek oluşmuş, basit olmayan, mürekkep. Kimyasal tepkimeler sonucu iki veya daha çok elementten oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren (madde). Ses ve görüntünün birlikte yer aldığı film parçası.

Bakteri : Toprakta, suda, canlılarda bulunan, çürüme, mayalanma veya hastalıklara yol açan, küresel, silindirimsi, kıvrık biçimli olan, bölünerek çoğalan, klorofilsiz, tek hücreli canlı.

Krista : Mitokondrilerin iç zarının iç kompartımanına doğru olan ve üzerinde ATP sentetaz enzimi taşıyan uzantıları. Çeşitli organizmaların çeşitli organlarında bulunan hücrelerin mitokondri krista uzunlukları ve düzenlenmeleri farklılık gösterir. İç mitokondri zarının kendi içine doğru katlanması. İbik, ibik biçiminde çıkıntı. Kemiklerde dik ve sarp kenar. Bir organel olan mitokondriyonun iç zar katlanmaları.

İçere : İçeri.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

 

Aroma : Hoş koku.

Madde : Duyularla algılanabilen nesne. Bir cismi oluşturan öge, öz. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Para, mal vb. ile ilgili şey. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Molekül.

Yapım : Yapma işi, inşa, imal, konstrüksiyon. Bir filmin çevrilmesi veya bir radyo, televizyon programının hazırlanması için gerekli çalışmaların tümü ve bu çalışmaların ürünü, prodüksiyon. Özümleme. Ham maddeyi el veya makine ile işleyerek mal üretme, imal.

Suda : Baş ağrısı.

Diğer dillerde Sülfonamitler anlamı nedir?

İngilizce'de Sülfonamitler ne demek ? : sulphanilamides, sulphonamides