Sıdmak nedir, Sıdmak ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Öfkelenmek, sinirlenmek.
1.Korkmak.
[Bakınız: sıdalanmak].
İçi su ya da irin dolu yara, kabarcık patlamak.
Yara ve benzerleri patlamak, ezilmek.
Ödü patlamak, korkmak.
Sıdmak tanımı, anlamı
Sinirlenmek : Duygu ve davranışlarını denetleyemeyecek duruma gelmek, öfkelenmek, köpürmek, feveran etmek
Sıdalanmak : 1.Çocuk ağlayacak olmak. 2.Öfkelenmek, sinirlenmek. 3.Üzülmek. Meyve sulanmak, olgunlaşmaya başlamak. Olgunlaşmaya başlayan meyve sulanmak. Ağlamaklı olmak.
Öfkelenmek : Öfkeli duruma düşmek, kızmak, hiddetlenmek.
Sinirlenme : Sinirlenmek işi.
Öfkelenme : Öfkelenmek işi.
Kabarcık : İçi su, hava dolu ufak kabartı veya kürecik. Metal biliminde sıvı veya katıların içinde oluşan gaz hacmi. Kabartı. Vücutta oluşan sivilce gibi küçük şişkinlik.
Patlamak : Nesneler, iç basıncın etkisiyle ve çoğunlukla büyük ses çıkararak dağılmak, infilak etmek. Herhangi bir durum veya bir değerin yitirilmesine yol açmak, mal olmak. Görünür duruma gelmek, ortaya çıkmak, yeşermek. Yarılmak. Çok sıkılmak, sıkıntı ve sabırsızlığını belli etmek. Top, taşıt lastiği vb. şeyler değişik nedenlerle havası inmek. Yırtılıp açılmak. Aşırı tepki göstermek. Ansızın tehlikeli bir şey meydana gelmek. Ansızın bir gürültü duyulmak.
Patlama : Patlamak işi. Birdenbire gelişme, çoğalma.
Korkmak : Korku duymak, ürkmek, dehşete kapılmak. Yapamamak, cesaret edememek. Çekinmek, sakınmak, saygı duymak. Kaygı duymak, endişe etmek.
Ezilmek : Ezme işine konu olmak.
Ezilme : Ezilmek işi. Pigment ve dolgu maddesi gibi katı maddelerin bağlayıcı içinde bağdaşık olarak dağılması.
Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.
Korkma : Korkmak işi.
Sıdal : Güç, kuvvet, dayanıklılık. Olgunlaşmaya, erginleşmeye başlayan. Öfkeli, sinirli.
Sinir : Duyu ve hareket uyarılarını beyinden organlara, organlardan beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Rahatsız edici, hastalık derecesine varan özellik. Herhangi bir şey, bir olay karşısında tepki gösterme duyarlığı ve kişinin ruhsal niteliği. Hoşa gitmeyen, can sıkan. Kas kirişi ve zarı. Lastik. Diz kapakla ayak bileği arası. Sınır, bk. sinor// sinir sepet: hudut, bk. sinor sepet. Birçok sinir telinin bir araya gelmesi ile oluşan yapı. Duyu ve hareket uyartılarını beyinden organlara, organlardan beyine ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Beyni ve omuriliği vücudun öteki bölgelerine bağlayan ve herbiri birkaç sinir teli demetlerinden yapılmış olan beyaz iplikler.
Kabar : Yanık, kabarmış yara. Su kabarcığı. Süs eşyası.
Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.
Patla : Kuru ve taze fasulye.
Yara : Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik. Dert, üzüntü, acı. Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık. Vücutta işlemekte olan çıban.
Kork : Bostan korkuluğu.
Diğer dillerde Sıçrıyan sıçan anlamı nedir?
İngilizce'de Sıçrıyan sıçan ne demek ? : eastern jumping mouse

Bu kısımda Sıdmak nedir? Sıdmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sıdmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sıdmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.