Sarız nedir, Sarız ne demek

Sarız; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır.

  • Kayseri iline bağlı ilçelerden biri

Sarız hakkında bilgiler

Sarız, Kayseri ilinin bir ilçesidir. Türk kilim kültürünün yaşatıldığı bir ilçedir. Doğal kaynak sularıyla Türkiye'nin ender su kaynaklarından biridir.

İlçenin tarihi çok eskilere dayanmaktadır. MÖ 700'lü yıllara kadar uzanmaktadır. Kilikya, Bizans İmparatorluğu ve beyliklerden Dulkadiroğulları Beyliği hakimiyetinde kalmış olup, Osmanlı İmparatorluğuna Yavuz Sultan Selim döneminde dahil edilmiştir. Adana yöresinde yaşamakta olan Avşar boylarının bir kısmı Sarız yaylalarında göçebe hayatı yaşarken 1840'lı yıllarda yerleşik hayata geçmişlerdir.

1946 tarihinde İlçe olan Sarız, bu tarihe kadar Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesine bağlı bir köydü. Osmanlı döneminde Pınarbaşı ve Bünyan gibi Sivasa bağlıydı.

Sarız ilçesi, il merkezinin doğusunda, 128 km uzaklıkta bulunmaktadır. Coğrafi bakımdan iç anadolu, doğu anadolu ve akdeniz bölgesinin kesiştiği bölümde yer almaktadır. Sarız, Kayseri'nin Tomarza ve Pınarbaşı, Sivas'ın Gürün, Adana'nın Tufanbeyli, Kahramanmaraş'ın Afşin ve Göksun ilçeleri ile çevrilidir. İlçenin yüzölçümü 1410 km² olup, deniz seviyesinden 1530 metre yüksektedir. İlçenin batısı Tahtalı dağları, doğusu Binboğa dağları, kuzeyi ise Soğanlı, Koçdağı ve Maşat dağları ile çevrilidir. İlçe ekonomik ve coğrafi yapı itibariyle tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır.

 

Sarız anlamı, tanımı:

Kayseri : Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.

Sarızambak : Sarı çiçekli zambak.

Türk : Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan halk ve bu halktan olan kimse. Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan, Türkçenin değişik lehçelerini konuşan soy ve bu soydan olan kimse.

Kilim : Döşeme, divan gibi yerlere serilen, genellikle desenli, havsız, kalın, kıl veya yün dokuma.

Kültür : Uygun biyolojik şartlarda bir mikrop türünü üretme. Tarım. Bir topluma veya halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütünü. Bireyin kazandığı bilgi. Muhakeme, zevk ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi. Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü, hars, ekin.

Doğal : Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel. Doğada olan, doğada bulunan. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. Katıksız, saf. Yapmacık olmayan. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan. Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı.

 

Kaynak : Gelir, kazanç, sağlık vb.ni sağlayıcı öge. Araştırma ve incelemede yararlanılan belge, referans. Sırayı beklemeden başkalarının hakkını alarak mevcut sıranın ön taraflarına girme işi. İki metal veya yapay parçayı ısıl yolla birleştirme yöntemi, kaynaştırıp yapıştırma işi. Bir şeyin çıktığı yer, menşe. Herhangi bir enerjinin oluşup çevreye yayıldığı yer. Bir suyun çıktığı yer, kaynarca, pınar, memba, göz. Herhangi bir bilim dalında yazılmış olan yazı veya eserlerin bütünü, literatür.

Türki : Türkçe. Türkle ilgili.

Tarih : Toplumları, milletleri, kuruluşları etkileyen hareketlerden doğan, olayları zaman ve yer göstererek anlatan, bu olaylar arasındaki ilişkileri, daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı etkilenmeleri, her milletin kurduğu medeniyeti inceleyen bilim. Bir olayın gününü, ayını ve yılını bildiren söz. Bir konuyu geçmişi ve gelişimi içinde inceleyen anlatı. Tarih kitabı. Tarih dersi.

Bağlı : Kapatılmış olan, kapalı. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Sınırlanmış, sınırlı. Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Sarızağar : Çiğdem.