Sarkıt nedir, Sarkıt ne demek

Sarkıt; bir mineraloji terimidir.

  • Mağaraların tavanında aşağıya doğru oluşan, genellikle koni biçiminde kalker birikintisi, damla taş, stalaktit

Coğrafya'daki terim anlamı:

Karst bölgelerinde, mağaraların tavanından aşağıya doğru direk biçiminde uzanan kireçli oluşuklar, bk. dikit.

Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:

(Mimarlık) (Yun. stalazein = damlamak) Mimarlıkta sarkıt biçimi süs örgesi.

Jeoloji ve yer bilimleri alanındaki anlamı:

[Bakınız: damlataşı]

İngilizce'de Sarkıt ne demek? Sarkıt ingilizcesi nedir?:

stalactite

Osmanlıca Sarkıt ne demek? Sarkıt Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

mukattara-i fevkaniye

Sarkıt hakkında bilgiler

Sarkıt, (Genellikle damlataş mağaraları olarak da adlandırılan mağaralarda, mağara tavanından aşağıya doğru sarkan şekillere denir. Bu türlü sarkıtlar milyonlarca yıl boyunca yukarıdan sızan çoğunlukla kalker (kireç, kireç taşı) barındıran suların damla damla akarken ardında içinde bulundurduğu minerali (genellikle kalsiyum) bir halka şeklinde bırakması ile oluşmaktadır (sarkıtların şekilleri kış aylarında evlerin saçaklarında oluşan sivri buzlar gibidir). Yeterince zaman sonra bu sarkıtlar yukarıdan aşağıya doğru büyüyen dikitlerle birleşerek mağara içinde sütunlar oluştururlar.

 

Sarkıt ile ilgili Cümleler

  • Ali ayaklarını suya sarkıtarak iskelede oturdu.
  • Ayaklarını suya sarkıttı.
  • Ali rıhtımda ayaklarını suya sarkıtarak oturmayı sever.

Sarkıt anlamı, tanımı:

Mağara : Bir yamaca veya kaya içine doğru uzanan, barınak olarak kullanılabilen yer kovuğu, in. Karst bölgelerinde kireç taşlarının erimesiyle oluşan, büyük, birbirine koridorlarla bağlı yer altı kovukları.

Tavan : Bir yapının, kapalı bir yerin üst bölümünü oluşturan düz ve yatay yüzey, taban karşıtı. Bir şeyi değerlendirmede kabul edilen en yüksek seviye veya fiyat. Çatı kiremidi.

Kalker : Kireç taşı.

Damla : Çok az miktar. Damlalıkla kullanılan ilaç. Damla biçiminde olan (ziynet). Yuvarlak biçimde, çok küçük miktarda sıvı. Kalbe inen inme, felç.

Sarkıtma : Sarkıtmak işi. Sarkıt biçiminde süs.

Sarkıtmak : Bir şeyin sarkmasını sağlamak. Asmak, darağacına çekmek.

Dudak sarkıtmak : Somurtmak.

Genel : Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen.

Koni : Bu biçiminde olan. Durağan bir noktadan geçen ve kapalı bir eğriye dayanarak hareket eden bir doğrunun çizdiği yüzey, mahrut. Çembersel bölge üzerindeki her noktanın çember düzlemi dışındaki bir nokta ile birleşiminden oluşan geometrik cisim. Bu yüzeyle sınırlı katı cisim.

Biçim : Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Herhangi bir şeyin benzeri. Tarz. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil.

 

Birikinti : Bir yerde kendi kendine birikmiş olan şey.

Şekil : Bazı matematiksel varlıkların gösterilmesine yarayan resim. Toplumsal bir bütünün kuruluş biçimi. Davranış biçimi, tutum, yol, tarz. Bir kavramın, düşüncenin, olayın veya işin değişik oluş biçimi. Biçim. Bir konuyu açıklamaya yarayan resim veya çizim. Anlatım biçimi. Biçim.

Deni : Alçak, kötü, kişiliksiz (kimse).

Türlü : Çok çeşitli özellikleri olan, çeşit çeşit, muhtelif. Çeşitli sebzelerle pişirilen yemek.

Sarkıtabilme : Sarkıtabilmek işi.

Sarkıtabilmek : Sarkıtma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Diğer dillerde Sarkıt anlamı nedir?

İngilizce'de Sarkıt ne demek? : n. stalactite

v. hang, hang down, droop, lop, dangle, slouch, swing

Fransızca'da Sarkıt : stalactite [la]

Almanca'da Sarkıt : n. Stalaktit

Rusça'da Sarkıt : n. сталактит (M)