Sekelemek nedir, Sekelemek ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
1.Tek ayak üstünde sıçrayarak yürümek. 2.Aksamak, topallamak.
Çiselemek, az az yağmak.
Bir ayak üstünde sıçrayarak koşmak, yürümek.
Topallamak.
[Bakınız: sekdelemek].
Çocuk ilk kez yürümek.
Sekelemek kısaca anlamı, tanımı
Seke : Odanın ayakkabı konulan yeri, eşik. Pike, yatak örtüsü. [Bakınız: seki]. Yuvarlak, tatlı bir çeşit armut. Alçak ayaklı, arkalıksız iskemle. Tahta sıra. Peyke
Sekel : Bir hastalıktan sonra yerleşip kalan işlev veya doku bozukluğu.
Sekdelemek : Tek ayak üstünde sıçrayarak yürümek. Bir ayak üstünde sıçrayarak koşmak, yürümek.
Topallamak : Bacağındaki sakatlık sebebiyle seker gibi veya iki adımda, bir yana eğilerek yürümek. İşler gerektiği gibi yürümemek, aksamak.
Çiselemek : Yağmur yavaşça yağmak.
Topallama : Topallamak işi.
Çiseleme : Çiselemek işi.
Üstünde : Üstündeki, karşılığı üs'ta.
Yürümek : Adım atarak ilerlemek, gitmek. Yol almak. Faiz, hesap edilmek, işlemek. Karada ya da suda, herhangi bir yöne doğru sürekli olarak yer değiştirmek. Bir yere gelmek, bir yere ulaşmak, kaplamak. Geçmek, ilerlemek, değişmek. Çocuk ayakları üzerinde gezecek duruma gelmek. Yayan gezmek, yayan gitmek. Gereği gibi yapılmak veya ilerlemek. Ölmek. Bir işte ileri gitmek. Üzerine doğru gitmek, akın etmek, saldırmak, hücum etmek.
Koşmak : Adım atışlarını artırarak ileri doğru hızla gitmek. Bir işle çok ilgilenmek, koşuşturmak. Kovalamak, üstüne düşmek, izlemek. Koşuya çıkmak. Birlikte iş görmesi için bir şeyi başka birinin yanına katmak, arkadaş olarak vermek. Bir yere ivedilikle gitmek. Birini, bir işte görevlendirmek. Hayvanı çekeceği arabaya, sabana vb.ne bağlamak.
Yağmak : Yağmur, kar, dolu gökten düşmek. Toz, mermi vb. yüksekten çokça düşmek. Üst üste ve çok gelmek.
Yürüme : Yürümek işi.
Yağma : Yağmak işi. Birçok kişinin zor kullanarak ele geçirdikleri malı alıp kaçması, talan. Baskın veya zor kullanarak elde edilmiş olan. Akıncıların düşman topraklarına yaptıkları baskın, çapul.
Üstün : Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.
Topal : Bacağındaki sakatlık sebebiyle seker gibi veya iki adımda bir, bir yana eğilerek yürüyen (insan veya hayvan). Ayaklarından biri kısa olan (nesne).
Az az : Yavaş yavaş. Küçük ölçülerle.
Koşma : Koşmak işi. Bir halatı, ağacı pekiştirmek için yanına konulan halat veya ağaç. Sazla okunmak için hece ölçüsü ile yazılmış, ilk kıtasının birinci, ikinci ve dördüncü dizeleriyle öteki kıtalarının dördüncü dizeleri birbiriyle, kalan dizeler de kendi aralarında uyaklı, konuları sevgi ve doğa olayları olan bir halk şiiri.
Çocuk : Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.
Yürü : devam et, git anlamında kullanılan bir söz. [Bakınız: yürüyş]. Haydi.
Çocu : Çocuğu.
Diğer dillerde Sehpada kurutma anlamı nedir?
İngilizce'de Sehpada kurutma ne demek ? : drying on table

Bu kısımda Sekelemek nedir? Sekelemek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sekelemek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sekelemek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.