Sesbilimsel biçimleme nedir, Sesbilimsel biçimleme ne demek

Sesbilimsel biçimleme; Gösteri alanında kullanılan bir kelimedir.

Teknik terim anlamı:

Tiyatro konuşmasında ünlü ve ünsüz harflerin ağızdan çıkarken aldıkları biçim.

Sesbilimsel biçimleme kısaca anlamı, tanımı

Biçi : Erkek çocuk

Sesbilim : Sözlü dildeki seslerin fizik ve fizyoloji bakımından meydana gelişlerini ve uğradıkları değişiklikleri inceliyen bilim kolu. Sesbilim, belli bir zamanı veya zamanlar süresini göz önünde tuttuğuna göre BETİMLI veya DURALI (Descriptive ou statique), ve EVRİMLİ veya TARİHSEL Evolutive ou historique) diye vasıflanır. DENEYLİ SESBİLİM (Ph. expérimentale) sesleri aygıtlar kullanarak inceler. İfade içinde tuttukları yer veya oynadıkları rol dolayısıyla kelimelerin uğradıkları değişiklikleri inceliyen çeşide CÜMLE veya DİZİMLEME SESBİLİMİ (Ph. de la phrase ou syntactique) denir. Konuşurken çıkarılan sesleri inceleyen ve bunların söz konusu dilde doğru çıkışını öğreten bilim dalı.

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

 

Biçimleme : Biçimlemek işi. Çeşitli maddelerin biçimsel imkânları ile birbirleri arasındaki düzen ilişkilerini araştırma işi, figürasyon.

Tiyatro : Dram, komedi, vodvil vb. edebiyat türlerinin oynandığı yer. Bu türleri, izleyiciler önünde sahnede oynayan grup. Sahnelenmek için yazılmış oyunların tümü.

Konuşma : Konuşmak işi. Görüşme, danışma, müzakere. Dinleyicilere bilim, sanat, edebiyat vb. konularda bilgi vermek için yapılmış olan söyleşi, konferans.

Ağızdan : Sözlü olarak. Ağız yoluyla.

Çıkar : Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar.

Ünsüz : Ünü olmayan, şöhretsiz. Ses yolunda bir engele çarparak çıkan ses, sessiz, sessiz harf, konson, konsonant.

Konuş : Konma işi. Konum. Bütün imkânlar göz önünde tutularak kara, hava ve deniz birliklerinin yerleştirilmesi biçimi.

Çıka : Kız çocuğu. Yaramaz çocuk.

Aldı : “söylemeye başladı” anlamında kullanılan bir söz.

Harf : Dildeki bir sesi gösteren ve alfabeyi oluşturan işaretlerden her biri, kod.

Konu : Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje. Üzerinde konuşulan şey, bahis.

Ünlü : Ün salmış olan, şöhretli, meşhur, şanlı, namlı, namdar, anlı şanlı. Ses yolunda bir engele çarpmadan çıkan ses, sesli, sesli harf, vokal: a, e, ı, i, o, ö, u, ü.

Ağız : Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

 

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Sesbilimsel biçimleme anlamı nedir?

İngilizce'de Sesbilimsel biçimleme ne demek ? : phonetical forming