Sileks nedir, Sileks ne demek

Sileks; Kimya, Jeoloji alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Kimya'da terim anlamı:

Sıcaklığa ve darbeye karşı dayanaklı cam (%98 kuvars).

Jeoloji'deki terim anlamı:

[Bakınız: çakmaktaşı].

Sileks tanımı, anlamı

Sile : Ağzına değin dolu, tam. Bataklıkta çıkan dikenli bir çeşit ot. Derilerin işlenmesi için yatırılan harç kuyusu. Başparmakla işaret parmağı arasındaki uzunluk. Ağzına dek dolu. Bir ölçek dolusu tahıl, up, tuz ve benzerleri (üzeri cetvelle silinerek düzeltilmiş olacaktır). Dabakların deri ıslatmak amacıyla kullandıkları beton havuz. (Uşak). İçine manda derisi atılan dabaklama çukuru. (Yalvaç Isparta). Silme, ağzına kadar dolu, lebabep

Silek : [Bakınız: silgi]. İyi, temiz : Silek delikanlı. Hamam takımı, havlu. Gevşek, aşınmış vida, burgu vb.

Çakmaktaşı : Kadıköy taşı ve gizli kristal kuarstah bileşik, gizli bir kayaç.

Dayanaklı : Dayanağı olan.

Dayanak : Dayanılacak şey, istinatgâh, mesnet. Destek, dayanak noktası. Bir gerçekliğin onaylanması için olayların arkasında veya altında bulunan şey, kendisine bir şey yüklenilen, bir varlığa destek olan, altta bulunan temel. Bir iddiayı güçlendirmeye yarayan tanıt.

Kuvars : Billurlaşmış silisin doğada çok yaygın bir türü.

Dayana : Yenge.

Çakmak : Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. Vurarak sokup yerleştirmek. Anlamak, bilmek. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Sınavda başarısız olmak. Vurmak. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. İçki içmek. Saplamak. Parıldamak, ışık vermek. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Çivi ile tutturmak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak.

 

Kuvar : Kısa: Seni kuvar bacak seni. Kırılmış taş yığını.

Sıcak : Yakmayacak derecede ısısı olan, yakmayacak kadar ısı veren, soğuk karşıtı. Sıcak yer. Isısı yüksek olan, çok ısınmış. Havadaki yüksek ısı. Dostça olan, sevgi dolu. Hamam.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Çakma : Çakmak işi. Taklit olan, sahte. Vurulup çakılarak yapılmış kuyumcu işi. Deri hastalığı, yara, çıban. Bu işte kullanılan kuyumcu kalıbı.

Darbe : Vuruş, çarpış. Birini kötü duruma düşüren, sarsan olay. Bir ülkede baskı kurarak, zor kullanarak veya demokratik yollardan yararlanarak hükûmeti istifa ettirme veya rejimi değiştirecek biçimde yönetimi devirme işi.

Daya : Çocuğa bakan dadı, sütnine, taya.

Cam : Soda veya potas katılmış silisli kumun ateşte eritilmesiyle yapılmış olan sert, saydam ve çabuk kırılır cisim. Tümü veya bir bölümü bu maddeden yapılmış, sırça. Kadeh, içki. Pencere.

 

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Sileks anlamı nedir?

İngilizce'de Sileks ne demek ? : silex