Singulet türkçesi Singulet nedir

  • Kimya alanında kullanılır.
  • Teklem.
  • Moleküllerde, toplam dönüsü sıfır olan durum dizgesi.

Singulet ingilizcede ne demek, Singulet nerede nasıl kullanılır?

Singular : Acayip. Tek. Münferit. Olağanüstü. Adlarda ve çekimli fiillerde nesne veya şahsın sayıca tek olması durumu. Eşsiz. Fevkalade. Yalnız. Garip. Kişisel.

Singular distribution : Tekil dağılım.

Singular function : Tekil fonksiyon.

Singular integral : Tekil integral.

Singular matrix : Tekil matris.

Singularize : Özelliğini belirtmek. Tekilleştirmek.

Singularly : Garip bir tarzda. Tuhaf. Garip bir biçimde. Sıradışı bir şekilde. Tekil olarak. Tekli bir tarzda. Özel bir tarzda. Tek başına bir şekilde.

Singularisation : Tekilleştirme.

Singular number : Tekil sayı.

Singultation : Hıçkırık tutması.

İngilizce Singulet Türkçe anlamı, Singulet eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Singulet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Idiosyncratic : Özel durumla ilgili, özel duruma ait olan. -e has. Duruma veya kişiye özgü. Bünyesel. Acayip. İdiyosinkratik. Kendine özgü. -e özgü. İdyosenkratik.

Individualism : Bireylerin kendi çıkarlarını en çoklaştıracak şekilde davrandığında toplumsal yararın en çoğa çıkacağını ileri süren görüş. Bireylerin yararlarını toplumsal yararlardan daha üstün ya da daha önemli sayan öğreti tutum ve siyasaların genel adı. Bireyselcilik. Hodbinlik. İndividüalizm. Hususiyet. Bencillik. Bireycilik. Bireysellik. Endividüalizm.

 

Aldehydes : Aldehit. Aldehitler. Bir (r) alkil köküne ya da hidrojene bağlanmış, (-cho) formil kökünü taşıyan organik bileşikler.

Acier inoxydable : Paslanmaz çelik. Krom, nikel gibi uygun metallerin katkısıyla havanın, nemin ve pek çok kimyasal özdeğin etkisine karşı dayancı artırılmış olan çelik türü.

Individualist : Bağımsız bir şekilde hareket eden veya düşünen kimse. Bireyciliği savunan. Bireyselci. Bireyci. Ferdiyetçi. Geleneklere uymayan kimse.

Additive : İlave. Toplanır. Katık. Ek katkı. Çoğalan. Toplamsal. Katkı maddesi. Katkı. Eklenecek.

Acidimetry : Asit ölçme. Bir asitli çözeltiyi, ölçün baz çözeltisiyle tepkimeye sokarak asitlik derecesini belirleme yöntemi. Asit ölçümü. Asidimetri. Asitölçüm. Asidimetre. Asitimetre. Bir asidin etkisinin ölçüldüğü süreç.

Singlet : [#atlet Atlet fanilası]. Birli. Tekli. Atlet. Fanila. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Toplam dönüsü s = o olan dizge. Kolsuz fanila. Kolsuz bluz.

Activated coal : Aktif kömür. Etkinleştirilmiş kömür. Etkin kömür. Çözeltilerden renk giderme ya da gaz karışımlarından kimi gazlan ayırma amacıyla yüze yutma özelliği geliştirilmiş kömür.

Aliphatic compounds : Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn. Alifatik bileşikler.

Singulet synonyms : line single, line drive single, bingle, individuality, base hit, aliphatic saturated compounds, individualistic, alicyclic compounds, active metals, individual, alabaster, alcoholometry, safety, additive properties, various, acid radical, individuation, active passive metal, respective, acid salt, man to man, one on one, separate, singlets, alcohols, several, singular.

 

Singulet zıt anlamlı kelimeler, Singulet kelime anlamı

Joint : Çatlak. Birleşmiş. Ek yeri. Ortak. Ek veya oynak yeri yapmak. Müşterek. Birleştirmek. Raptetmek. Birlikte. Ortaklaşa.

Commonality : Ortaklık. Ortak özellik. Sıradan halk. Müştereklik. Ortak özellikler paylaşma. Özellik. Avam. Ayaktakımı.

Common : Toplumsal. Çok kullanılan. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Topluma ait. Halka açık yeşil alan. Alışılagelmiş. Bilinen. Adi. Ortamalı. Sıradan.

Singulet antonyms : ordinary.