Sitozol nedir, Sitozol ne demek

Sitozol; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Biyoloji'deki anlamı:

[Bakınız: sitoplâzma].

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Organeller ve suda çözünmeyen zarsız yapılar dışındaki tüm hücre sitoplazmasının sıvı ortamı.

Teknik terim anlamı:

Sitoplazma.

Sitozol anlamı, kısaca tanımı

Sitoplazma : Çekirdek dışta kalmak üzere protoplazma yığını

Organel : Hücre içerisinde bulunan kendi içinde özelleşmiş yapı. Ökaryot hücrelerde belirli bir görev yapmak üzere özelleşmiş mitokondri, çekirdek, kloroplâst ve benzerleri gibi yapıların her biri. Hücre içinde belirli bir görevi yapmak üzere özelleşmiş ve zarla çevrili yapılar. Zarla çevrili, özelleşmiş hücre işlevi için gerekli enzim ve diğer elemanları içeren hücre içi yapı. Organeller çekirdek, mitokondrion, endoplazmik retikulum, lizozom, golgi cismi ve peroksizomlardır. Göze organı; protoplâzmanın özel bir görev yapmak üzere farklılaşmış bir bölgesi; koful, Golgi aygıtı mitokondriyum v. b.

Çözünme : Çözünmek işi. Bir sıvı ile karışan katı, sıvı veya gaz durumundaki bir maddenin bu sıvı içinde homojen bir bütün oluşturacak biçimde karışması.

Zarsı : Zarı andıran, zara benzeyen, zar gibi, zarımsı.

Organ : Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv. Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş.

 

Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

Ortam : Canlı bir varlığın içinde bulunduğu doğal veya maddi şartların bütünü. Bir topluluğun veya toplulukların hareket alanı, platform. Bir kimsenin veya bir insan topluluğunun yaşayışını etkileyen ruhsal, toplumsal ve kültürel etkilerin bütünü. Nesnel ve toplumsal yönlerle bazen kişinin iç dünyasını da kapsayan yakın çevre, vasat.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

Suda : Baş ağrısı.

Orta : Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. İyi ile kötü arasındaki durum. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Yeniçeri Ocağında tabur. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Ne büyük ne küçük, midi. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Ne uzun ne kısa, midi. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Orantı.

 

Sıvı : Bulunduğu kabın biçimini alabilen ve üstü yatay bir düzlem durumuna gelebilen akışkan cisim, mayi, likit.

Tüm : Bir şeyin bütünü, tamamı, hepsi. Yarım olmayan, bütün, eksiksiz. Tümsek.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Sitozol anlamı nedir?

İngilizce'de Sitozol ne demek ? : cytosol