Soyyapıt nedir, Soyyapıt ne demek

Soyyapıt; Yazın alanında kullanılan bir kelimedir.

Teknik terim anlamı:

Eski Yunan ve Latin yazarlarınca ya da XVII. yüzyılda bunları örnek alan büyük yazarlarca yazılmış yapıt.

Türünde örnek niteliği kazanmış yapıt.

Soyyapıt anlamı, tanımı

Soyyapıtçılık : XVII. yüzyıl Fransız yazınında eski Yunan ve Latin yazınını örnek alarak, bileşimde sağlamlığı, anlatımda arılık ve açıklığı, ölçülülüğü, törel ve tinsel çözümlerde inceliği, doğallık ve gerçeğe benzerliği ilke olarak benimseyen akım. Belirli bir yazın ya da sanat geleneğine bağlılık

Yeni soyyapıtçılık : XX. yüzyılın başlarında soyyapıtsal beğeni ve anlatımı yeniden canlandırma ereğiyle ve simgeciliğe tepki olarak başlatılan bir yazın çığırı.

Yazılmış : Takdir olunmuş, mukadder.

Yüzyıl : Yüzyıllık süre, asır. İçinde yaşanılan zaman. Milat başlangıç alınarak 1-100, 101-200, 201-300 vb. olarak sayılan yüzyıllık dönem.

Bunlar : Bu zamirinin çokluk biçimi.

Yapıt : Bir emek sonucunda ortaya konulan ürün, eser. Yayın, kitap.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Yazar : Bilim, edebiyat, sanat alanlarında kitap yazan veya kitap hazırlayan, bir eseri ortaya koyan ve eserin sahibi olan kimse, kalem erbabı, müellif. Yazma özelliği olan. Özellikle gazete ve dergilerde herhangi bir konuda yazı yazan kimse, kalem erbabı, muharrir.

 

Yunan : Yunanistan'da yaşayan veya Yunanistan halkından olan kimse, Yunanistanlı, palikarya.

Yazıl : Bir bütünü oluşturan alt öğelerden, bir dizelgenin alt başlıklarından her biri.

Bunla : Bunlar.

Örnek : Benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey, model. En iyi biçimde olan. Bir şeyin benzeri, tıpkısı, kopyası, misil. Durum ve niteliği benimsenmeye değer kimse veya şey, model, paradigma. İncelemek veya denemek üzere insan ve hayvan vücudunun, bitkinin veya nesnenin herhangi bir yerinden alınan doku parçası, numune. Bir düşünceyi, kuralı, gözlemi veya savı desteklemek ve açıklamak amacıyla ileri sürülen söz, yapılmış olan davranış, misal.

Türün : Deve yavrusu.

Nitel : Nitelik bakımından, nitelikle ilgili, kalitatif.

Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.

Latin : İtalya'da Latium bölgesi halkından olan kimse. Latin halkları.

Kazan : Çok miktarda yemek pişirmeye veya bir şey kaynatmaya yarayan büyük, derin kap. Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Buhar makinelerinde, kalorifer tesisatında, suyun kaynatıldığı büyük derin kap.

Eski : Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı. Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz. Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan. Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan. Önceki, sabık. Geçerli olmayan. Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey.

 

Alan : Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.

Büyü : Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, efsun, sihir, füsun, bağı. Karşı durulamaz güçlü etki.

Diğer dillerde Soyyapıt anlamı nedir?

Fransızca'da Soyyapıt nedir ? : classique