Sporadik nedir, Sporadik ne demek

Sporadik; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Düzensiz olarak oluşan veya seyrek olarak görülen, geniş sahalara yayılmayan veya tek tük görülen.

Teknik terim anlamı:

Hastalığın ara sıra, tek tük görülmesi, geniş alanlara yayılmaması.

Sporadik anlamı, kısaca tanımı

Spor : Bedeni veya zihni geliştirmek amacıyla kişisel veya toplu olarak gerçekleştirilen, bazı kurallara göre uygulanan hareketlerin tümü. Çiçeksiz bitkilerde üreme organı. Kullanışı rahat, kolay olan. Bir hücreli hayvanların çok özelleşmiş olan üreme hücresi

Sığırların sporadik ensafalomiyelitisi : Sığırlarda, Chlamydia psittaci serotip-2 tarafından oluşturulan, damar duvarlarının, seröz zarların, eklem sinovyalarının yangısı ve seyrek olarak da ensefalomiyelitisle belirgin bir hastalık. Klinik olarak yüksek ateş, zayıflık ve amaçsız yürüme görülür, Buss hastalığı, bulaşıcı serözitis, sporadik sığır ensefalomiyelitisi, klamidiya enfeksiyonu.

Sporadik hastalık : Salgından ayrı olarak tek tek oluşan olgular.

Sporadik lenfangitis : Atların arka bacak lenf damarlarında aniden biçimlenen ve özel olmayan bir yangıyla belirgin, bulaşıcı olmayan bir hastalığı, koca bacak hastalığı.

Sporadik sığır ensefalomiyelitisi : Sığırların sporadik ensafalomiyelitisi.

 

Sporadik sığır lökozu : Genç sığırlar arasında sporadik olgular durumunda görülen, bulaşıcı nitelikte olmayan, juvenil, deri ve timik formları görülen hastalık, genç sığırların sporadik lökozu, sığır lökozu.

Sporadik yavru atma : Belirli bir neden olmadan seyrek görülen yavru atma.

Ara sıra : Seyrek olarak, arada bir, arada sırada, bazen, bazı bazı, kimi vakit, kimi zaman, zaman zaman, anbean.

Düzensiz : Düzeni olmayan veya düzeni bozuk, karışık, tertipsiz, intizamsız, gayrimuntazam, aritmik. Sistemsiz.

Tek tük : Az, seyrek. Az, seyrek olarak.

Görülme : Görülmek işi.

Hastalı : Hastalıklı.

Yayılma : Yayılmak işi, intişar. Dağınık savaş düzeni. Organizmanın herhangi bir noktasında bulunan bir hastalığın veya kötü huylu urun organizmanın başka bir yerine sıçraması, metastaz. Işığın, bir kaynaktan çıkarak doğru çizgiler durumunda türlü yönlere dağılması.

Seyrek : Benzerleri veya parçaları arasında çok aralık bulunan, aralıklı, sık karşıtı. Çok bulunmayan, az rastlanan, nadir. Aralıklı olarak, aralıklı bir biçimde, arada sırada, binde bir, nadir, nadiren, bayramdan bayrama, bayramda seyranda.

Hasta : Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun. Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

Geniş : Eni çok olan, enli, vâsi. Çok. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat. Bol (elbise). Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro. Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı.

 

Sahal : Sakal.

Düzen : Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Olar : Onlar. Onlar (III. çokluk şahıs zamiri).

Diğer dillerde Sporadik anlamı nedir?

İngilizce'de Sporadik ne demek ? : sporadic