Striptiz nedir, Striptiz ne demek

Striptiz; kökeni ingilizce dilinden gelmektedir.

  • Genellikle gece kulüplerinde, pavyonlarda genç bir kadın oyuncunun müzik eşliğinde dans edip soyunarak yaptığı gösteri

"Striptiz" ile ilgili cümle

  • "Vals, kankan ve striptiz devri böylece sona erdi." - Halikarnas Balıkçısı

Striptiz hakkında bilgiler

Striptiz, (orj. köken: İngilizce strip-tease) gece kulüplerinde, pavyonlarda genç bir kadın oyuncunun müzik eşliğinde dans edip soyunarak yaptığı gösteri olarak nitelendirilir. Striptiz gösterileri, şu anda striptiz kulüplerinde ve publarda (özellikle Birleşik Krallık'ta) yapılmaktadır. Özellikle striptizin yapıldığı yerlerde ortamdaki ışık loş ve müzik ağırdır. Sandalye gibi eşyalar bu gösterilerde kullanılan araçlardır. Sahnede soyunma modasının 1895'te Paris'te Divan japonais adlı gösteride Moreno de Blansac tarafından uygulandığı sanılmaktadır. İlk zamanlarda kabarelerde yapılmış olan bu gösterilerde sadece Mata Hari ve Dita Von Teese gibi birkaç kişi ünlendi. ABD'de 1930'lu yıllardan itibaren burlesk adı altında yaygınlık kazandı. 1935'te tekrar Avrupa'ya geldi ve 1955'te yaygınlaştı. Sinemada ise Gilda, Rita Hayworth, Brigitte Bardot ve Jeanne Moreau yaptıkları striptiz sahneleri ile akıllarda kaldı. Kadın oyuncuların şovlarının dışında, kadınlara ve eşcinsel erkeklere yönelik erkek dansçıların olduğu striptiz gösterileride mevcuttur.

Striptiz ile ilgili Cümleler

  • O, bir striptizci olarak ek işte çalışıyor.
  • 25. doğum günümde ablam sürpriz bir parti düzenledi. Bazı erkek striptizcileri görmeye gittik ve çok eğlendik.
  • Önceki gün, seni bir striptiz kulübünde gördüm.

Striptiz anlamı, tanımı:

Kulüp : Milletlerin oluşturduğu grup, pakt. Spor kulübü. Görüşme, konuşma, okuma, spor yapma vb. amaçlarla yalnız üye olanların toplandıkları yer. Herkese açık müzikli, içkili eğlence yeri. Kişilerin, toplulukların oluşturduğu grup.

Pavyon : Geceleri geç vakte kadar açık, içkili eğlence yeri. Bir kuruluşun, bir kurumun, bir bahçe içindeki yapılarından her biri. Bir fuarda ürünleri bağımsız sergileme yeri.

Genç : Zihin bakımından yeterince gelişmemiş, toy. Yaşı ilerlememiş olan, ihtiyar karşıtı. Gençlikteki özelliklerini koruyan, dinç. Gelişmesini tamamlamamış olan (bitki, hayvan). Bingöl iline bağlı ilçelerden biri. Yeni gelişmekte olan, kısa bir geçmişi olan.

Kadın : Bayan. Erişkin dişi insan, hatun, hatun kişi, zen. Hizmetçi bayan. Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan.

Oyuncu : Oyunu seven. Düzenci, hileci. Herhangi bir oyunda oynayan kimse. Sinema, perde veya bir gösteride rol alan sanatçı, aktör, aktris. Çok oyun yapan, oyundan oyuna geçen (kimse).

Müzik : Birtakım duygu ve düşünceleri belli kurallar çerçevesinde uyumlu seslerle anlatma sanatı, musiki. Bu biçimde düzenlenmiş seslerden oluşan eserlerin okunması veya çalınması.

Dans : Müzik temposuna uyularak yapılmış olan ve estetik değer taşıyan düzenli vücut hareketleri, raks.

Edip : Edebiyatla uğraşan, edebî eser veren kimse, yazar.

Gösteri : Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi. Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş. Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat. İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun. Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerin yer aldığı eğlence, şov. Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılmış olan sunum, demonstrasyon, demo.

Striptizci : Striptiz yapan kadın.

Striptizcilik : Striptizci olma durumu.

Genel : Bir genelleme sonucunda elde edilen. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan.

Köken : Bir malın üretildiği veya yapıldığı, alındığı, getirildiği yer, menşe, orijin. Kavun, karpuz, kabak vb. bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları. Soy, asıl. Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, neden veya yer, menşe. Tulumbacı hortumlarının uç kısmındaki sarı maden sap.

İngilizce : Bu dille yazılmış olan. Hint-Avrupa dil ailesinden, İngiltere'de, biraz farklı biçimiyle Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Avustralya ve İngiliz uygarlığını benimsemiş olan ülkelerde kullanılan dil, İngiliz İngilizcesi.

Nitel : Nitelik bakımından, nitelikle ilgili, kalitatif.

Birleşik : Bir araya gelmiş, birleşmiş olan, müttehit.

Krallık : Kral olma durumu, kraliyet. Kral tarafından yönetilen devlet ve bu devletin toprağı. Kralın görevi, kraliyet.

Yapılmak : Gerçekleştirilmek, ortaya çıkarılmak. Yapma işine konu olmak.

Diğer dillerde Striptiz anlamı nedir?

İngilizce'de Striptiz ne demek? : n. striptease, strip

Fransızca'da Striptiz : strip-tease [le]

Almanca'da Striptiz : n. Striptease

Rusça'da Striptiz : n. стриптиз (M)