Takas hesabı nedir, Takas hesabı ne demek

Takas hesabı; İktisat alanında kullanılan bir kelimedir.

İktisat terim anlamı:

Merkez bankası nezdinde tutulan ve her bankanın takas ile ilgili işlemlerinin izlendiği hesap.

İşletmelerin geçici bir süre için başka bir hesaba aktaracakları gelir ve giderleri için açtıkları hesap.

Takas hesabı anlamı, kısaca tanımı

Taka : Doğu Karadeniz bölgesine özgü yelkenli bir tür kıyı teknesi. Bozuk, zor çalışan veya eski kara taşıtları için kullanılan bir söz

Takas : Değişim. İki ülke arasında yapılmış olan alışverişin karşılıklı olarak malla ödenmesi.

Merkez bankası : Para çıkarmak, para piyasasını denetlemek, altın ve döviz rezervlerini kontrol altında tutmak gibi işlevler için kurulan, ülkenin para ve kredi politikasını yürütmekle görevli olan ve bazı durumlarda son ödünç verici olarak çalışan banka. Merkez bankaları bulundukları ülkelerin kanunlarına ve iktisadi yapılarına göre yalnızca fiyat istikrarını, fiyat istikrarıyla çelişmemek kaydıyla büyüme ve işlendirmeyi veya yalnızca büyüme ve işlendirmeyi sağlamak gibi amaçlarla etkinlikte bulunmaktadırlar. Hazineye ilişkin para işlemlerini düzenlemeğe, kâğıt para çıkarmağa, indirim sınırlarını saptamaya, banka saycalarını denetleme ve düzenlemeye yetkili olan devlet bankası.

 

Aktaracak : Sacın üzerindeki yufkayı çevirmeye yarıyan, yassı demir veya tahta aygıt. Dirgen: Akratacağı harmana gönderiver. [Bakınız: akdıraç].

Bir süre : Kısa bir müddet, bir müddet. Belirsiz bir müddet, bir müddet.

Giderler : Mal ya da hizmetler ve borçlar karşılığı yapılan ödemeler.

Nezdinde : Yanında, huzurunda, gözetiminde.

İşletme : İşletmek işi. İş yeri. Tarım, sanayi, ticaret, bankacılık vb. iş alanlarında, kâr amacıyla bir sermaye yatırılarak kurulan kurum. Bir kuruluşu verimli bir duruma getirip kazanç sağlama yöntemi.

Geçici : Çok sürmeyen. Yaya, yoldan veya karşıdan karşıya geçen kimse, yolcu. Bulaşan, bulaşıcı. Kısa ve belli bir süre için olan, muvakkat, palyatif, kalıcı karşıtı.

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

İlgili : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.

Gelir : Bir kimseye veya topluluğa belli zamanlarda, belli yerlerden gelen para, varidat. Bir ekonomik birimin belli bir süre içinde kazandırdığı aylık, kira vb. getiri, varidat, irat.

Başka : Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge. Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan. "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -den başka biçiminde kullanılan bir söz.

Banka : Faizle para alıp veren, kredi, iskonto, kambiyo işlemleri yapan, kasalarında para, değerli belge, eşya saklayan ve ticaret, sanayi, ekonomi alanlarında çeşitli etkinliklerde bulunan kuruluş. Bankacılık işleminin yapıldığı yapı.

 

Aktar : Baharat veya güzel kokular satan kimse veya dükkân. İğne, iplik, baharat, zarf, kâğıt, tütün vb. satılan dükkân.

İşlem : Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.

Gider : Bir iş için harcanan paranın bütünü, masraf. Binalarda ortak kullanımla ilgili atık suların merkezî kanalizasyona iletilmesini sağlayan boru hattı. Gelecekte sağlanacak değerler karşılığı yapılmış olan harcamalar.

Hesap : Aritmetik. Bankadaki işlemlerin yapılabilmesi için kişi, kurum ve kuruluşlar adına düzenlenen çizelge. Alacaklı ya da borçlu olma durumu. Ödenecek ücretin dökümünü ve tutarını gösteren kâğıt, hesap pusulası, adisyon. Oranlama, tahmin. Bir girişimin, bir işin başarıya ulaşması için alınan önlemlerin bütünü. Matematiksel işlem. Tutum, durum, anlayış.

Geli : Gel. Ardıç ağacının meyvesi. Düğün çağırıcısı.

Diğer dillerde Takas hesabı anlamı nedir?

İngilizce'de Takas hesabı ne demek ? : clearing account