Tam yükümlülük nedir, Tam yükümlülük ne demek

Tam yükümlülük; Maliye alanında kullanılan bir kelimedir.

Teknik terim anlamı:

Türkiye'de yerleşmiş olanlarla, Devlet örgütlerinde ya da merkezi Türkiye'de bulunan kuruluş ve girişimlere bağlı olup söz konusu edilen kuruluşların işleri dolayısıyla yabancı ülkelerde oturan Türk vatandaşlarının bu kuruluşlardaki çalışmaları nedeniyle bir yıl içinde sağlayacakları kazanç ve gelirleri üzerinden vergi yükümlülüğü ile bağımlı bulunmaları.

Tam yükümlülük tanımı, anlamı

Tam : Eksiksiz, kesintisiz. Amerikan doları. Ehliyetli, yetkin. O sırada, o anda. Gerçek, kusursuz. Bütün, tüm. Tıpkı. En elverişli, en uygun

Yüküm : Yükümlülük.

Yükümlü : Bir şeyi yapma zorunluluğu olan, memur, mükellef.

Yükümlülük : Yapılması zorunlu olan iş veya bir işi yapma zorunluluğu, yükümlülük, yüküm, mükellefiyet, mecburluk, mecburiyet.

Yabancı ülkeler : Memâlik-i ecnebiyye.

Dolayısıyla : Dolaylı olarak, doğrudan ilgili olmayarak. Nedeniyle.

Söz konusu : Sözü edilen, üzerinde konuşulan, bahis konusu, bahis mevzusu, mevzubahis.

Vergi yükü : Verginin mükellefler, sosyal gruplar ya da kesimler üzerinde etkisi gösteren ve bu kesimlerin ödedikleri verginin vergilenebilir gelirlerine oranı. Merkezi yönetim bütçesi vergi gelirlerinin gayrisafi milli hasılaya oranı olup dar anlamda vergi yükü. Merkezi yönetim bütçesi, yerel yönetimler bütçesi ve fonların vergi gelirlerinin gayrisafi milli hasılaya oranı, diğer bir deyişle vergi benzeri gelirler hariç geniş anlamda vergi yükü. Merkezi yönetim bütçesi, yerel yönetimler bütçesi ve fonların vergi gelirleri ile vergi benzeri gelirlerin toplamının gayrisafi milli hasılaya oranı, diğer bir deyişle vergi benzeri gelirler dâhil geniş anlamda vergi yükü.

 

Girişimler : Bir analizin dayandığı sinyale etki eden türler.

Yerleşmiş : Müstakar (doğrusu: müstakır).

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

Vatandaş : Yurttaş.

Bulunma : Bulunmak işi.

Yabancı : Başka bir milletten olan, başka devlet uyruğunda olan (kimse), bigâne, ecnebi. Aynı türden, aynı çeşitten olmayan. Belli bir yere veya kimseye özgü olmayan. Bir konuda bilgisi, deneyimi olmayan. Aileden, çevreden olmayan (kimse veya şey), özge. Başka bir milletle ilgili olan. Tanınmayan, bilinmeyen, yad.

Kuruluş : Kurulma işi. Yapı, yapılış, bünye. Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı. Kasılma. Topluma hizmet, üretim, tüketim vb. amaç ve görevlerle kurulan her şey, tesis.

Girişim : Bir işe girişme, teşebbüs. İki veya daha çok dalga hareketinin, aynı noktaya aynı anda gelmesiyle birbirini yok edebilmesi veya kuvvetlendirebilmesi olayı.

Türkiye : Türkiye Cumhuriyeti’nin yer aldığı ülke. [Bakınız: tûrkiyâ].

Çalışma : Çalışmak işi, emek, say. Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün. Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi. Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması.

 

Bağımlı : Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.

Diğer dillerde Tam yükümlülük anlamı nedir?

İngilizce'de Tam yükümlülük ne demek ? : total fiscal obligation