Telari nedir, Telari ne demek

Telari; Gösteri, Tiyatro alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Tiyatro'daki anlamı:

Aydınlanma çağının başlarında kullanılan bir dekor türü. Üç yanı resimli, eksenleri çevresinde dönerek sahne değişimlerini sağlayan ilkel mekanizma. Yunan tiyatrosundaki "Periaktoi" ların gelişmiş biçimidir.

[Bakınız: periyaktoy].

Teknik terim anlamı:

Aydınlanma çağının başlarında kullanılan, eksenleri çevresinde dönerek dekor değişmesini sağlayan düzen. bk. periyaktoy.

Telari tanımı, anlamı

Tela : Kumaşla astar arasına konularak giysinin dik durmasını sağlayan kolalı bez

Tetranychus telarius : Bir örümcek akarı.

Aydınlanma çağı : XVIII. yüzyıl Avrupasında düşünüş ve inançların tüm baskılardan kurtularak usun kılavuzluğunda bağımsızlığa kavuştuğu dönem.

Aydınlanma : Aydınlanmak işi ya da durumu. Bir sorun üzerine gereği kadar bilgi edinme, tenevvür. Bir yüzeyin, karşısına konulan eşit ışık kaynaklarının sayısı ile orantılı olarak aydınlık görünmesi.

Periyaktoy : Antik Yunan tiyatrosunda eksenleri çevresinde dönen üç yüzlü prizmalara verilen ad. Bunların her yüzüne resimler yapılırdı, öbür yüzü döndürülüp dekor değişimi sağlanırdı. Bunun için de büyüklü küçüklü altı yedi periyaktoy kullanılırdı, bak. telari, biçme pano. Eski Yunan tiyatrosunda eksenleri çevresinde dönen üçgenler. Bunların iç yüzüne bakan başka resimler yapılıp sahne değişimleri sağlanırdı. "Skene" üzerinde altı "peryaktoy" a kadar kullanılırdı, (bk. telari.).

 

Mekanizma : Belli bir sonuca ulaşmak için karmaşık bir biçimde düzenlenmiş organ veya parçalar birleşimi, sistem, düzenek. Organların işleyiş biçimi. Oluş, ortaya çıkış, işleyiş. Ateşli silahların işlemesini sağlayan mekanik bölüm.

Mekanizm : Mekanikçilik.

Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.

Gelişmiş : Gelişme gösteren, ümranlı.

Aydınla : Aydınlık.

Tiyatro : Dram, komedi, vodvil vb. edebiyat türlerinin oynandığı yer. Bu türleri, izleyiciler önünde sahnede oynayan grup. Sahnelenmek için yazılmış oyunların tümü.

Resimli : İçinde resimler bulunan, musavver.

Değişme : Değişmek işi. Değişim.

Değişim : Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü, değişme. Bir niceliğin birbirinden ayrı değerler alması veya böyle iki değer arasındaki ayrım. Rüzgârın yön değiştirmesi. Para aracılığı olmaksızın, bir nesnenin dolaysız olarak bir başka nesne ile değiştirilmesi, değiş, değişme, değiş tokuş, takas, mübadele, trampa, trok. Yeni döllerin atalarına tıpatıp benzememesini sağlayan özelliklerin tümü, varyasyon.

Başlar : Meşru olmayan çocuk, piç. Antalya kenti, İbradı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Değişi : Halkbilim olaylarıyla ürünlerinin hiçbir dış etken olmadan özbiçimleriyle olgularının büyük ölçüde değişmesi, bk. değişi kuramı.

Sahne : İzleyicilerin kolayca görebilmeleri için genellikle yerden belli bir ölçüde yüksek yapılan, oyun, müzik vb. gösteri yapmaya uygun yer, oyunluk. Bir oyun veya filmin başlıca bölümlerinden her biri. Bir konu veya çalışma çevresi, çalışma dalı. Görüntü. Tanık olunan, gözlenen olay.

 

Başla : Yönetmenin oyunculara bir çevirimin başında verdiği komut; oyuna başlama komutu. Yumruklaşma oyununa başlatmak için orta hakemin verdiği komut.

Mekan : Yer, bulunulan yer. Ev, yurt. Uzay.

Aydın : Işık alan, ışıklı, aydınlık. Kültürlü, okumuş, görgülü, ileri düşünceli (kimse), münevver, entelektüel. Kolayca anlaşılacak kadar açık, vazıh (söz veya yazı). Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Diğer dillerde Telangiyozis anlamı nedir?

İngilizce'de Telangiyozis ne demek ? : telangiosis