Televizyonagider nedir, Televizyonagider ne demek
Televizyonagider; Televizyon alanında kullanılan bir sözcüktür.
Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:
Bir kimsenin, bir nesnenin, bir varlığın ya da görünümün, görünüş ya da işleniş bakımından televizyona yatkın olması, televizyonda iyi sonuç vermesi niteliği.
Televizyonagider tanımı, anlamı
Tele : İnce ip, iplik. Hayvanlar için kurulan tuzak. Giysi yakalarının içine konulan kolalı bez, tela. Tuzak. Bir terzi malzemesi: tela. Televizyonun, konuşma dilinde kısaltılmışı. "Televizyon" sözcüğünden kısaltmayla elde edilen ön ek. (Yabancı dillerde téléciné, téléfilm, teleplayer, ve benzerleri bileşiklerde kullanılır). Yunanca "tele" (uzak, ırak) sözcüğünden alınarak yabancı dillerde bu anlamda ön ek olarak kullanılan ve çeşitli bileşikler (télécommunication, télégraphe, téléphone, télévision; telefilm, telephoto, teleplayer, telerecorder, television; Telefon, Telefoto, Telegrafie, Teleskop, vb.) türeten sözcük. Ceketlerin göğüs ve yaka kesimlerini sert tutmak amacıyla kullanılan kıl kumaş. ( Uşak.; Güdül Ankara)
Televizyon : Vericiden iletilen dalgaların görüntü ve ses olarak görünmesini ve duyulmasını sağlayan aygıt, televizyon alıcısı.
Televizyonagiderlik : Televizyonagider olma durumu.
Bakımından : Bakış veya görüş açısı yönünden, değerlendirme açısından. -e göre.
İşleniş : İşlenme işi.
Görünüş : Görünme işi. Bulunulan bir yerden görülebilen alan, görünüm, manzara. Gözün ilk bakışta veya zihnin dolaysız olarak algıladığı şey. Fiillerin belirttiği oluşların süresi, gelişmesi ve bitmesiyle ilgili bütün biçimleri kapsayan dil bilgisi kategorisi. Gerçeğe uymayan dış görüntü, zevahir.
Görünüm : Bir şeyin dıştan bakıldığında görünen biçimi, görünme durumu, görünüş, manzara, zevahir, vizyon.
Yatkın : Bir yana eğilmiş, yatık. Çok durmaktan sağlamlığını yitirmiş, çürük. Bir işte yeteneği, becerisi olan. Benimsemiş, alışmış, eğilimli.
İşleni : Gereçleri amaçlı olarak ve çözümleme araçlarıyla işlemden geçirme.
Sonuç : Bir olayın doğurduğu başka bir olay ya da durum, netice. Bir gelişim veya girişimden elde edilen şey. Sürmekte olan veya biten bir yarışmanın veya spor karşılaşmasının sayı bakımından durumu, skor. Yazının veya sözün bitim bölümü. Öz, özet.
Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.
Verme : Vermek işi.
Görün : Mezar, mezarlık.
Nitel : Nitelik bakımından, nitelikle ilgili, kalitatif.
Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.
Bakım : Bakma işi. Bir şeyin iyi gelişmesi, iyi bir durumda kalması için verilen emek. Birinin beslenme, giyinme vb. gereksinimlerini üstlenme ve sağlama işi.
Nesne : Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje. Öznenin dışında kalan her konu, obje. Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç.
Varlı : Varlıklı. [Bakınız: varlu]. Kars kenti, Digor ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Sonu : Boyunduruğun iki yanına konulan çubuklar.
Diğer dillerde Televizyonagider anlamı nedir?
İngilizce'de Televizyonagider ne demek ? : telegenic, videogenic

Bu kısımda Televizyonagider nedir? Televizyonagider ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Televizyonagider tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Televizyonagider hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.