Tips türkçesi Tips nedir

  • (kumar veya bahis argosu) 11 veya 10 ihtimali.
  • 11 veya 10 olasılığı.
  • İpuçları.
  • Yakıt tankları.
  • Uzman tarafından verilen tüyo.
  • Uç eller.

Tips ile ilgili cümleler

English: Ali gave Mary some tips on how to use chopsticks.
Turkish: Ali Mary'ye yemek çubuğu kullanmak için biraz ipucu verdi.

English: These tips may save your life.
Turkish: Bu tavsiyeler hayatını kurtarabilir.

English: Ali and Mary are sitting at the bar. Both look a little tipsy.
Turkish: Ali ve Mary barda oturuyorlar. Her ikisi de biraz çakırkeyf görünüyor.

English: It's not appropriate to give tips in Japan.
Turkish: Japonya'da bahşiş vermek uygun değildir.

English: This article contains tips for those who are eager to increase their vocabulary.
Turkish: Bu makale, kelime hazinesini artırmak isteyenler için öneriler içerir.

Tips ingilizcede ne demek, Tips nerede nasıl kullanılır?

Show tips at startup : Açılışta ipuçlarını göster.

Auto data tips : Otomatik veri ipuçları. Özdevinimli veri ipuçları.

Cover page editor tips : Kapak sayfası düzenleyicisi ipuçları.

Factory installation tips : Üretim yüklemesi ipuçları.

Give tips : İpucu vermek. Tüyo vermek. Tiyo vermek.

Hide tips : İpuçlarını gizle.

More tips : Daha ipucu.

Tipstaff : Elçilik hademesi. Kavas. Şerif vekili. Mübaşir.

 

Tipsfy : Sarhoş etmek.

Tipster : Muhbir. Tiyocu. Karşılaşma sonucu ile ilgili olarak tahmin yapan. Tiyo veren kimse. Tüyocu.

İngilizce Tips Türkçe anlamı, Tips eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tips ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Counseling : Tavsiye edici. Öğüt verici. Danışma. Danışmanlık. Rehberlik.

Guidance : Öğüt. Sevketme. Yönlendirme. Rehberlik. Akıl. Kılavuz. Bireyleri ilgi, anıklık ve yeteneklerine en uygun etkinliklere yöneltmek amacıyla uzmanlarca yapılan düzenli ve sürekli yardım. öğrencilerin bağımsız birer kişilik kazanmalarını amaç edinen düzenli ve sürekli yol gösterme etkinliği. İdare etme. Kılavuzluk. İşaret.

Lead : Yıldız oyuncu. İskandil. İletme teli. Yol göstermek. Balık vücudu ve torpil benzeri biçimlendirilebilen kurşun, çinko, demir malzemeden yapılmış delikli batırıcı. oltanın ucuna bağlanan, olta ipinin gergin durmasına ve gerektiğinde derinliğin ölçülmesine de yarayan ağırlık. Sürmek. Madencilik, tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Öncülük yapmak. Öncülüğünü yapmak. Başoyuncu.

Wind : Soluk. Açmak (yol). Dolamak. Rüzgar. Zemberekli alıcılarda, motoru çalıştıran zembereği kurulu duruma geçirmek üzere kolu ya da anahtarı çevirmek. Sarmak. Çevirmek. Dolanmak. Yel. Dolambaçlı olmak.

Clues : İşaret. Anahtar. Şipka. İz. Topak. Hamak ipi. Yumak. İpucu.

Confidential information : Güvencil bilgi. Gizli bilgi. Çok gizli olgular. Bir soruşturu ya da görüşmede yanıtlayıcının kişisel ve özel yaşamının gizli yönlerine ilişkin olarak ve bilimsel amaçlarla kullanılacağına güvenerek verdiği bilgi. Gizli bilgiler. İmtiyazlı bilgi.

 

Tiptoe : Ayaklarının ucuna basarak ilerlemek. Ayak parmağı ucu. Parmak uçlarına basarak yürüme. Ayaklarının ucuna basarak yürümek. Heyecanlı. Ayakucu. Sessizce. Meraklı. Parmak ucu. Parmak uçlarında yürümek.

Counsel : Tavsiye etmek. Nasihat etmek. Öğüt vermek. Öneri. Akıl vermek. Avukat. Tavsiye. Maksat. Nasihat vermek. Önermek.

End : Akıbet. Kafa. Uç. Bitmek. Kalıntı. Ölüm. Amaç. Bitiş çekidi. Kalkmak.

Beak : Büyük burun. Hakim (ingiliz ingilizcesi). Kakaç. Dimdik. Gagalamak. Yargıç (ingiliz ingilizcesi). Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hakim. Burun. Okul müdürü.

Tips synonyms : hint, direction, fingertip, counselling, terminal, steer.

Tips zıt anlamlı kelimeler, Tips kelime anlamı

Sober : Dizginlemek. Ayıltmak. Ayık. Sade. Mat. İçkide aşırıya kaçmayan. Gösterişsiz. Aşırıya kaçmayan. Sarhoş olmayan. Ağırbaşlı.

Inferior : Alt. Aşağı derecede olan şey. Ast olan kimse. Ast rütbede. İkinci derecede. Alt, alt taraf. Aşağı. Bayağı. İnferiyor.