Topana nedir, Topana ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Bıçak.
Makara.
Yağ sürülerek yenilen, çok kabarmış bir çeşit pide.
Teknik terim anlamı:
Ekmek bıçağı. (Dişkaya Eşme Uşak).
Topana anlamı, kısaca tanımı
Topa : 1.Beceriksiz. 2.Kötü kişi. Yuvarlak, küre biçiminde. Beceriksiz. Kötü
Topan : Yuvarlak, küre biçiminde. Çayırda ayrılmış bölümleri belirlemek için konulan im. Şişman, tombul kişi. Hamur yoğurmaya ya da çamaşır yıkamaya yarayan tahta tekne. İplik yumağı. 1.Toprak damları sıkıştırmak için kullanılan bir çeşit silindir. 2.Ekilen tarlayı sıkıştırmaya yarayan tahta merdane. Köşe yastığı. Top gibi, yuvarlak. Ucu çaputlu fırın temizleme sopası. (Başkışla Karaman Konya).
Yenilen : Şimdi, pek az önce. Başlama atışını türlü nedenlerle sayılmaz kılan ve atışın yenilenmesini bildiren hakem kararı.
Yenile : Şimdi, pek az önce. Az önce, hemen, yeni. Başlama atışını türlü nedenlerle sayılmaz kılan ve atışın yenilenmesini bildiren hakem kararı. Yeni, henüz, yeniden, pek yeni.
Makara : Üzerine iplik, tel, şerit vb. sarılan, kenarları çıkıntılı, ekseni boyunca delik silindir, bobin. Sürme kapak rayları üzerinde hareket edecek biçimde metal veya plastikten yapılmış değişik tiplerdeki sürme kapak aleti. Bir yükün yukarıya kaldırılmasını sağlayan araç. Ağır yüklerin kaldırılma ve indirilmesinde kullanılan, birbirine paralel iki veya daha çok tabla arasında dönen, kenarı çepeçevre oluklu tekerlek veya tekerleklerden oluşmuş mekanik alet.
Kabar : Yanık, kabarmış yara. Su kabarcığı. Süs eşyası.
Bıçak : Bir sap ve çelik bölümden oluşan kesici araç. Çeşitli kesme işlerinde kullanılan keskin ağızlı araç.
Ekmek : Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılmış olan yiyecek, nan, nanıaziz. Serpmek. Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek. İnsanı geçindirecek iş, kazanç. Yemek, aş. Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak. Yarışta geçmek. Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak. Parayı boşuna harcamak, ziyan etmek. Toprağı ekip biçmek için kullanmak.
Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.
Yenil : Hafif.
Eşme : Eşmek işi. Kaynak, pınar. Uşak iline bağlı ilçelerden biri. Kaynak, göze, pınar. Ağaçsız yerlerde, hayvanları sıcaktan korumak için yapılan gölgelik. Toprağı kazarak açılmış küçük çukurlar. Yağmur sularını toplamak için toprağa kazılan çukur. Pamuktan yapılmış sicim, kırnap. Kuş vurmak için çocukların kullandıkları ok, yay. Pınardan çıkan suyu biriktirmek için açılan çukur. Azacık eşilmekle su çıkan kuyu. Bingöl ili, Kiğı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Çorum ilinde, Sungurlu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Diyarbakır ili, Silvan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kocaeli ilinde, Derbent nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Mardin şehri, Kızıltepe ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Sakarya şehri, Geyve ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
Yeni : Kullanılmamış veya az kullanılmış olan, eski karşıtı. Tanınmayan, bilinmeyen. O güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan. Biraz önce, çok zaman geçmeden. Daha öncekilerden farklı olan. Eskisinin yerine gelen. En son edinilen. İşe henüz başlamış. Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan.
Maka : Büyük hayvanların aşık kemiği. Hayvanlara nazar değmemesi için takılan büyük, mavi boncuk. Kurbağa.
Sürü : Evcil hayvanlar topluluğu. Bir insanın bakımı altındaki hayvanların tümü. Birlikte yaşayan hayvan topluluğu. Yönlendirilebilen insan topluluğu.
Ekme : Ekmek işi.
Pide : Mayalı hamurdan yapılan, isteğe göre üzerine yumurta, kıyma, peynir, pastırma vb. konarak pişirilen, ince, yayvan yiyecek.
Kaba : Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil, ince karşıtı. Taneleri iri. Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer. Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü. Terbiyesiz, görgüsü kıt, nezaketsiz (kimse). Hafif olduğu hâlde kalın veya hacimli.
Uşak : Çocuk. Erkek hizmetçi. Herhangi bir bölgenin halkından olan erkek. Tayfa. Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.
Çok : Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı. Aşırı bir biçimde.
Diğer dillerde Topalji anlamı nedir?
İngilizce'de Topalji ne demek ? : topoalgia

Bu kısımda Topana nedir? Topana ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Topana tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Topana hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.