Toplumsal kemikleşme nedir, Toplumsal kemikleşme ne demek

Toplumsal kemikleşme; Sosyoloji alanında kullanılan bir terimdir.

Sosyoloji'deki terim anlamı:

Kimi gelenek, görenek ve davranış biçimlerinin katılaşması, yeni koşullara uygun düşmemesi, değişmeye direnmesi olayı.

Toplumsal kemikleşme anlamı, kısaca tanımı

Kemi : Büyük, iri fare. Yerelması

Kemikleşme : Kemikleşmek işi. Kemik dokusunun intramembranöz ya da endokondral olarak meydana gelmesi. Osifikasyon. Kemik dokusunun intramembranöz veya endokondriyal olarak meydana gelmesi, osifikasyon. Osifikasyo perikondriyalis adı verilen intramembranöz ve osifikasyo endokondriyalis adı verilen endokondral yolla kemik dokusu yapımı, ossifikasyon. Dokularda kronik kıkırdak doku yangılarındaki gibi kalsiyum tuzları birikmesi nedeniyle sertleşerek kemik dokusu niteliği kazanma. (karşılık: ossifikasyon), Kemik meydana gelmesi; bağ ve özellikle kıkırdak dokusunun kemişleşme merkezlerinde başlayan ve osteoblastlar araciyle tamamlanan olay.

Kemik : İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert organların genel adı. Bu sert organdan yapılmış.

Toplu : Topu olan. Topunu, tamamını, bütününü içine alan. Düzenlenmiş, dağınık olmayan. Hepsi bir arada bulunan, toplanmış. Bir arada, bütün, kombine. Vücutça dolgun.

 

Toplum : Aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü, cemiyet. Topluluk.

Toplumsal : Toplumla ilgili, topluma ilişkin, içtimai, maşerî, sosyal.

Katılaşma : Katılaşmak işi. Bir maddenin sıvı durumundan katı duruma geçmesi, tasallüp.

Koşullar : Şerâit.

Davranış : Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.

Davranı : Bir oyuncunun sahnede yüz ya da gövde hareketleriyle bir anlatıma yönelmesi. Aristoteles'e göre, tragedyanın altı özelliğinden biri olan davranı'da yazarın tragedya kahramanında dört şey araması gerekir: a. Kahramanın davranışı iyi olmalı . b. Kahramanın davranışı doğru olmalı c. Kahramanın davranışı gerektiği gibi olmalı. d. Kahramanın davranışında bir bütünlük (birlik) olmalı. Sahnede bir oyuncunun yüz ya da gövde hareketleriyle bir anlatıma gitmesi. Bir görüşmede, görüşülenlerin araştırma konusundaki ilk yargılarında payı bulunan, görüşmecinin dış görünüşü ve yaklaşımından kaynaklanan kişisel durum.

Gelenek : Bir toplumda, bir toplulukta eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar, anane, tradisyon.

Görenek : Bir şeyi eskiden beri görüldüğü gibi yapma alışkanlığı, âdet.

Değişme : Değişmek işi. Değişim.

Direnme : Direnmek işi.

Davran : “. “Hazır ol, hazırlan” anlamında kullanılan bir isim. “İşe giriş, el at, başla” anlamında kullanılan bir isim. Hazırlık.”.

 

Gören : Ağaçlardan elde edilen bir çeşit zamk. Kızılcık.

Koşul : Şart. Bir antlaşmada belirlenen hükümlerden her biri.

Uygun : Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip. Orantılı, oranlı. Elverişli, yarar, müsait, muvafık.

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

Davra : Saban kılıcını sıkan çivi.

Diğer dillerde Toplumsal kemikleşme anlamı nedir?

İngilizce'de Toplumsal kemikleşme ne demek ? : social ossification