Topuzcuk nedir, Topuzcuk ne demek

Topuzcuk; Biyoloji, Zooloji alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Biyoloji'deki anlamı:

Küçük yuvarlak çıkıntı.

Öğütücü dişlerin üzerlerindeki çıkıntılar. Tüberkül.

Zooloji'deki anlamı:

(karşılık: tüberkül),1.Bir küçük,yuvarlak çıkıntı.

Öğütücü dişlerin üzerlerindeki çıkıntılar.

Topuzcuk anlamı, tanımı

Topu : Hepsi

Topuz : Ucu top biçiminde eski bir silah. Top biçiminde toplanmış saç. Bir şeyin elle tutulabilen çıkıntısı.

Öğütücü dişler : Alt ve üst çenede köpek dişlerin gerisinde yüzeyleri geniş olan ve besinleri öğüten dişler. Ön ve arka öğütücüler olarak ikiye ayrılır, molar dişler, azı dişleri, dentes molares.

Öğütücü diş : Azı.

Karşılık : Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Cevap, yanıt. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz.

Yuvarlak : Top veya küre biçiminde olan, müdevver. Top veya küre biçiminde toparlak şey. Kesin ve açık olmayan (söz, laf vb.). Homoseksüel erkek.

Tüberkül : [Bakınız: topuzcuk]. Tümsekçik biçimindeki küçük ve yuvarlak çıkıntı veya kabartılar. Mycobacterium tuberculosis etkenlerinin neden olduğu enfeksiyonda vücudun çevrelediği, sınırlandırdığı, küçük yuvarlak yumru veya şişkinlik. Şişkinlik, yumrucuk, kabartı.

 

Öğütücü : Öğütme özelliği olan. Kâğıtçılıkta gerekli özelliklerdeki kâğıt veya karton hamuruna istenen bazı özellikleri kazandırmak için sulu ortamda elyaflı maddelerin işlenmesinde kullanılan diskli veya konik rotor ve statoru olan makine. Öğütme işini yapan makine.

Çıkıntı : Bir yüzeyde ileri doğru çıkan bölüm. Bir metni düzeltmek veya ona bir şey eklemek için satır dışına yazılan yazı, çıkma. Her şeye itiraz eden, huzursuzluk çıkaran (kimse). Kambur.

Çıkın : Bir beze sarılarak düğümlenmiş küçük bohça, çıkı.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Yuvar : Organizmadaki kan, lenf, süt vb. sıvılarda bulunan, genel olarak yuvarlak veya oval küçük cisim. Yer yuvarlağı gibi düzgün olmayan küresel biçim.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

Çıkı : Çıkın.

Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.

 

Küçü : Dokuma tezgâhlarında arış ipliklerini açıp kapayan tarak. Gücü (dokuma aygıtında). Dokumacılıkta arış ipliklerini aralayan iplik tarak.

Yuva : Kuşların ve başka hayvanların barınmak, yumurtlamak, kuluçkaya yatmak, yavrularını büyütmek veya yavrulamak için türlü şeylerden yaptıkları ve türlü biçimlerde hazırladıkları barınak. Kimsesizlere veya yoksullara yardım etmek ve onları barındırmak amacıyla açılan yer. Genellikle ailenin oturduğu ev. Bir şeyin içinde yerleşmiş olduğu veya yerleştirildiği oyuk. Bir şeyin öğretildiği yer. Bazı kötü nitelikli kimselerin çok bulunduğu, toplandığı yer. Bir şeyin çok bulunduğu yer. İki buçukla dört yaş arası çocukların bakıldığı, okul öncesi eğitim kurumu.

Öğüt : Bir kimseye yapması veya yapmaması gereken şeyler için söylenen söz, nasihat.

Diğer dillerde Topuzcuk anlamı nedir?

İngilizce'de Topuzcuk ne demek ? : tubercule

Almanca'da Topuzcuk ne demek ? : tubercule