Tozaklanmak nedir, Tozaklanmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kavak, meşe ve benzerleri ağaçlardan pamukçuklar uçuşmak.

Teknik terim anlamı:

Tozaklı hale gelmek.

Tozaklanmak anlamı, kısaca tanımı

Toza : Yeni, taze

Tozak : 1.Kavak, meşe ve benzerleri ağaçlardan uçan pamukçuklar. 2.Yanık yaralarının iyileştirilmesinde kullanılan, gölkamışının tepesindeki boru biçiminde, tüylü bölüm. 3.Tozları süpürmeye yarayan ince dallı bir bitki. 4.Uzun tüy. 5.Mantar türünden asalak bir bitki. 1.Toz gibi ince ince ve hafif yağan kar. 2.İnce ince yağan yağmur. 3.Kırağı. 1.Tozlu yer. 2.Serpiştirilen harman ve saman tozu. 1.Harmanda dövenle sürülüp savrulmadan kaldırılmış saman. 2.Sıva çamuruna katmaya yarayan ince saman. Tozu dumana katarak giden (kimse.). Arının sonuncu oğulu. Düğünlerde gelinin başına takılan çeşitli renge boyanmış kuş tüyleri. Tozlu. Toz çıkaran. İnce yağan kar. Renkli iplerden yapılan ponpon, püskül. Yiğit, görkemli kişi. Bazı bitkilerin tohumlandıkları sırada uçlarından çıkıp uçan pamuk parçaları gibi şeyler.

Pamukçuk : Genellikle bebeklerde ağızda, sıklıkla yanak içinde veya dilde görülen bir çeşit mantar hastalığı, beyaz yara.

Uçuşmak : Hep birlikte uçmak. Havada gidip gelerek dolaşmak. Kendini duyurmak.

 

Tozaklı : Kaba tüylü, büyük kedi ya da köpek. Kırklareli ili, Pınarhisar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Pamukçu : Pamuk yetiştiren kimse. Pamuk alıp satan kimse.

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

Gelmek : Ulaşmak, varmak. Kazanılmak, sağlanılmak. Akmak. Herhangi bir sırada bulunmak. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Dayanmak, tahammül etmek. İsabet etmek. Ortaya çıkmak, doğmak. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Kadar olmak. İzlemek, takip etmek. Katılmak, eklenmek. Oturmaya, ziyarete gitmek. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Mal olmak. Belli bir süre dolmak. Biriyle birlikte gitmek. Uymak. Getirmek. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Başlamak, ortaya çıkmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Türemek. Belli bir zamana ulaşmak. Görünmek, sanılmak. Düşmek, rast gelmek. Çıkmak, yönelmek. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Uygun düşmek. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Olmak, -e uğramak. Sonuç çıkmak.

 

Uçuşma : Uçuşmak durumu.

Gelme : Gelmek işi. Gelmiş olan. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Yetişme.

Kavak : Söğütgillerden, sulak bölgelerde yetişen, boyu bazı türlerinde 30-40 metreye değin çıkan, kerestesinden yararlanılan uzun boylu bir ağaç (Populus). Samsun iline bağlı ilçelerden biri.

Pamuk : Ebegümecigillerden, koza biçimindeki meyvesi üç, dört, beş dilimli olan, sıcak bölgelerde yetişen tarım bitkisi (Gossypium). Bu tellerin işlenmiş biçimi. Yere serili halı, kilim vb. yaygıların üzerinde oluşan, uçuşabilen toz kümecikleri, hav. Bu bitkinin işlenmiş biçiminden yapılmış. Bu bitkinin tohumlarının çevresinde oluşmuş ince, yumuşak tellerin adı.

Kava : Çayırın bol olduğu yer, çayırlık. Ucu sert ve sivri dikensi bir çeşit çayır otu. Kavga. Polinezya adalarında yetişen, piperacea bitkisinin kurutulmuş rizomu. İdrar söktürücü ve sakinleştirici olarak kullanılır. Kavakava.

Uçuş : Uçma işi.

Meşe : Kayıngillerden, üç yüz kadar türü arasında, yaz kış yapraklarını dökmeyenleri de bulunan, kerestesi dayanıklı bir orman ağacı (Quercus). Bu ağaçtan yapılan.

Ağaç : Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.

Hale : Bazı yıldızların, özellikle ayın çevresinde görülen geniş ve aydınlık teker, ayla, ağıl. Hristiyanlıkta aziz sayılanların resimlerinde başları çevresinde çizilen daire.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Toz yem anlamı nedir?

İngilizce'de Toz yem ne demek ? : pulverize feed