Varoluşçu etik nedir, Varoluşçu etik ne demek

Varoluşçu etik; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Bilimsel ve nesnel düşüncenin ifade ettiği nedenselliğin bir yanılsama olduğunu göstermeyi ve insanlara unuttukları özgürlük duygusunu anımsatmayı hedefleyen, ayrıca insanın kendi yaşamına ilişkin kararlarda mutlak bir özgürlük içinde olduğunu ileri süren görüş, egzistansiyalist etik.

Varoluşçu etik kısaca anlamı, tanımı

Varol : “Yaşa, uzun ve sağlıklı bir yaşamın olsun” anlamında kullanılan bir isim”

Etik : Töre bilimi. Ahlaki, ahlakla ilgili. Etik bilimi. Çeşitli meslek kolları arasında tarafların uyması veya kaçınması gereken davranışlar bütünü.

Varoluş : Yaşama, var olma, bir şeyin ne olduğu, nasıl olduğu değil, var olduğu olgusu, mevcudiyet, öz karşıtı.

Varoluşçu : Varoluşçuluk yanlısı, egzistansiyalist.

Egzistansiyalist etik : Varoluşçu etik.

Egzistansiyalist : Varoluşçu.

Anımsatma : Anımsatmak işi, hatırlatma.

Yanılsama : Yanlış algılama ve duyu yanılması. Var olan nesne veya canlıyı yanlış, ayrımlı veya değişik olarak algılama, galatıhis, illüzyon.

Gösterme : Göstermek işi. Teşhir, sergileme.

Nedensel : Nedenle ilgili olan, sebep niteliğinde olan, illî.

Özgürlük : Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu, serbestî. Her türlü dış etkiden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi durumu, hürriyet.

 

Bilimsel : Bilimle ilgili, bilime dayanan, ilmî.

Nedense : Bilinmeyen, belli olmayan bir sebep dolayısıyla, her nasılsa, her ne hikmetse, her nedense.

İlişkin : İlgisi, ilişiği olan, bağlı, ilgili, ait, merbut, müteallik.

Düşünce : Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. İlke, yönetici sav. Tasa, kaygı, sıkıntı. Niyet, tasarı. Dış dünyanın insan zihnine yansıması.

İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.

Ayrıca : Ayrı olarak, başkaca, antrparantez. Bundan başka. Ayrı bir önem verilerek.

Nesnel : Nesne ile ilgili, nesneye ilişkin, öznel karşıtı. Gerçeğe varmak amacıyla, taraf tutmadan inceleme yapan, hüküm veren, objektif. Bireyin kişisel görüşünden bağımsız olan, objektif.

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

İlişki : İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas. Bağlantı, temas.

Diğer dillerde Varoluşçu etik anlamı nedir?

İngilizce'de Varoluşçu etik ne demek ? : existentialist ethics