Vergi adaleti nedir, Vergi adaleti ne demek

Vergi adaleti; İktisat alanında kullanılan bir kelimedir.

İktisat terim anlamı:

Vergi yükünün mükellefler arasında dengeli ya da haklı sayılan bir biçimde dağıtılması ilkesi.

Vergi adaleti anlamı, kısaca tanımı

Adal : Erkek dana. “Adın yayılsın, ün kazan” anlamında bir isim

Adale : Kas.

Adalet : Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.

Vergi : Kamu hizmetlerine harcanmak için hükûmetin, yerel yönetimlerin yasalara göre doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan herkesten topladığı para. Bir kimsenin doğuştan sahip olduğu iyi nitelik.

Vergi yükü : Verginin mükellefler, sosyal gruplar ya da kesimler üzerinde etkisi gösteren ve bu kesimlerin ödedikleri verginin vergilenebilir gelirlerine oranı. Merkezi yönetim bütçesi vergi gelirlerinin gayrisafi milli hasılaya oranı olup dar anlamda vergi yükü. Merkezi yönetim bütçesi, yerel yönetimler bütçesi ve fonların vergi gelirlerinin gayrisafi milli hasılaya oranı, diğer bir deyişle vergi benzeri gelirler hariç geniş anlamda vergi yükü. Merkezi yönetim bütçesi, yerel yönetimler bütçesi ve fonların vergi gelirleri ile vergi benzeri gelirlerin toplamının gayrisafi milli hasılaya oranı, diğer bir deyişle vergi benzeri gelirler dâhil geniş anlamda vergi yükü.

 

Dağıtılma : Dağıtılmak işi.

Mükellef : Yükümlü. Eksiksiz, özenli bir biçimde yapılmış. Vergi vermekle yükümlü olan kimse veya kuruluş.

Dengeli : Dengesi olan, muvazeneli, stabil. Kurallara uygun, sıkıntı yaratmayan. Tutum ve davranışlarında uyum olan (kimse), istikrarlı, kararlı, stabil.

Sayılan : Vergi.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Yükün : İyon.

Sayıl : Deniz kıyısı. Ermiş, bilen, vâkıf. Dilenci. Yöney ve gereyler gibi, birkaç bileşkenli ya da öğeli olmayıp tek bir sayı ile belirlenen nicelik. Yalnızca büyüklüğü ile belirlenen, doğrultu özelliği olmayan (nicelik). Bir oyutun (çoğunlukla da R ya da C oyutunun) öğelerinden biri. Bir ölçek aracılığıyla ölçüye vurulan nesne ya da özelliklerin bir sayı dizgesinin birimlerine göre aldığı değer. “Saygı gör, sözün dinlensin değerin artsın anlamında kullanılan bir isim”.

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

Denge : Bir nesnenin veya bir insanın devrilmeden durma hâli, muvazene, balans. Siyasi güçlerin, yetkilerin birbirini sınırlayacak biçimde dağıtılması. Zihinsel ve duygusal uyum, istikrar. Ekonomik hayatın uyumlu düzeni. Birbirini ortadan kaldıran güçlerin sonucu olan durma hâli.

 

Haklı : Hakka uygun, doğru, yerinde. Davası, iddiası, düşüncesi veya davranışı doğru ve adalete uygun olan (kimse).

Dağı : Tarlalarda biten yabani otları yok etme. Eş erke ve oylumlu dizgelerden hangisinin daha çok olasılığı bulunduğunu ölçen temel ısıldevim-bilimsel nicelik. [Bakınız: dakı].

Deng : Denk, eşit, uygun. Sersem, dengesiz, akılsız, dalgın. Denk, eş.

Biçi : Erkek çocuk.

Sayı : Sayma, ölçme, tartma vb. işlerin sonunda bulunan birimlerin kaç olduğunu bildiren söz, adet. Gazete, dergi vb. sürekli yayınların bir bütün oluşturan, değişik tarih, numara taşıyan baskılarından her biri, nüsha. Bir spor karşılaşmasında taraflardan her birinin başarı derecesini gösteren nicelik, skor.

Diğer dillerde Vergi adaleti anlamı nedir?

İngilizce'de Vergi adaleti ne demek ? : tax equality