Yığışımlı ölçek nedir, Yığışımlı ölçek ne demek

Yığışımlı ölçek; Yöntem Bilimi alanında kullanılan bir kelimedir.

Teknik terim anlamı:

Ölçülmekte olan bir boyut üzerinde belli bir konumda bulunan bir tutumun, bu konumun bir yanındaki tüm konumları içerirken, öte yandakilerin tümünü dışarda bırakmasını gerektiren ölçek. bk. Guttman ölçeklerine yordamı.

Yığışımlı ölçek anlamı, tanımı

Yığı : Başağın taneli kısmı, taneleri. “Yığı etdik, yedik. İstenildiğinde kullanılmak üzere yığınlanmış bilgi

Ölçek : Birim kabul edilen herhangi bir şeyin alabildiği kadar ölçü. Tahıl ölçmeye yarar kap, kile. Bir ölçü aletinin üzerinde çizgilerle ayrılmış bölüm, kadran. Bu ölçü miktarında olan. Dört okkaya eşit ağırlık ölçüsü. Bir harita veya resimde görülen uzaklıklarla bunların işaret ettiği, karşılandığı gerçek uzunluklar arasındaki oran.

Yığış : Yığma işi.

Yığışım : Molozların çimento durumuna dönüşmesiyle oluşan kütle, konglomera.

Ölçülmek : Ölçme işine konu olmak.

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

Bırakma : Bırakmak işi.

Yanında : Bir şeye, bir kimseye göre, nispetle.

Ölçülme : Ölçülmek işi.

Bir boy : Aynı boy. Bir kez. Bir insan boyu uzunluğunda olan.

Yandak : Dikenli, tez üreyen bir çeşit yabanıl bitki. Eskiden yakacak olarak kullanılan kurumuş ot, diken. Sinop kenti, Durağan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

 

Yordam : Yatkınlık, alışkanlık, yeti, meleke. Çeviklik, çabukluk. Yöntem. Kılavuz, yardımcı. Çalım.

Yanda : Yanından.

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

Belli : Beli olan. Bilinmedik bir yanı olmayan, malum. Belirli, muayyen. Gizli olmayan, ortada olan, anlaşılan, bedihi, zahir, aşikâr.

Tutum : Tutulan yol, tavır. Para veya herhangi bir şeyi dikkatli kullanma, idare, idareli tüketme, iktisat, tasarruf, ekonomi.

Konum : Bir kimsenin veya bir şeyin bir yerdeki durumu veya duruş biçimi, pozisyon. Bir şehrin uzak ve yakın çevresiyle her türlü ilişkisini sağlayan ve şehrin gelişmesini etkileyen coğrafi şartlarının bütünü. Yeryüzünde bir noktanın, enlem ve boylamların yardımıyla bulunan yeri, konuş.

Yanın : Gaz tenekesinin yarısı oylumunda bir tahıl ölçeği.

Boyut : Bir cismin herhangi bir yöndeki uzantısı. Durum, nitelik. Film ya da fotoğrafta boyut, format. Genişlik, kapsam. Doğruların, yüzeylerin veya cisimlerin ölçülmesinde ele alınan üç doğrultudan uzunluk, genişlik ve derinlikten her biri, buut.

Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

Diğer dillerde Yığışımlı ölçek anlamı nedir?

İngilizce'de Yığışımlı ölçek ne demek ? : cumulative scale