Yahın olmak nedir, Yahın olmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yanaşmak, yakınlık göstermek, istemek.

Yahın olmak anlamı, kısaca tanımı

Yahı : Kırık, çıkık, ağrılı eklem üstüne yapıştırılan bez, yakı

Yahın : Yakın.

Olma : Olmak işi.

Olmak : Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Gerçekleşmek ya da yapılmak. Yol açmak. Sarhoş olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bulunmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sürdürmek, yürütmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Geçmek, tamamlanmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Uymak, tam gelmek.

Göstermek : Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek. Bir şeyin etkisi altında tutulmak. Görünmek, benzemek. Belirtmek, anlatmak. Öğretmek, açıklamak. Görülmesini sağlamak, görmesine yol açmak. Kanıtla inandırmak. Güzelliğini ortaya çıkarmak, temsil etmek. Yapmasını söylemek, görevlendirmek. Etmek. Herhangi bir biçimde değerlendirmeye yol açmak. Sert bir biçimde karşılık vermek.

 

Yakınlık : Yakın olma durumu. Duygusal bağ ya da akrabalık ilişkisi.

Gösterme : Göstermek işi. Teşhir, sergileme.

Yanaşmak : Bir şeyin, bir kimsenin yanına gelmek. İlişki kurmak. Vapur, kayık vb. kıyıya varmak. Karışmak, ilgilenmek, istek göstermek.

Yanaşma : Yanaşmak işi. Genellikle bir çiftçi yanında çalışan işçi, tutma.

İstemek : İstek duymak, arzulamak. Görmek istediğini bildirmek. Evlenmek dileğinde bulunmak. Bir şeyin kendisine verilmesini veya yapılmasını söylemek, dilemek. Gerek olmak.

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

İsteme : İstemek işi.

Yanaş : Ağırbaşlı, sessiz, soğukkanlı. Aksi, huysuz kişi.

Yakın : Az bir ara ile ayrılmış olan (zaman veya yer), uzak karşıtı. Erişmesi, olması zaman bakımından yaklaşmış olan. Uzak olmadan. Aralarında sıkı ilgi bulunan. Aralarında sıkı ilişki olan arkadaş, dost veya akraba. Benzeyen, andıran, yaklaşan. Uzak olmayan yer. Küçük, önemsiz değişikliklerle birbirinden ayrılan.

İstem : Bir kimseden bir şeyi yapmasını veya yapmamasını isteme, talep, arzu. İrade veya isteğin eylem durumunda belirmesi. Tüketicinin piyasadan mal çekmesi.

Yana : Yağ ile. Taraf, taraf, tarafta, taraftan, tarafına.

Yakı : Bazı hastalıkları tedavi etmek amacıyla bir bez üzerine yayılıp deri üzerine uygulanan, beden ısısıyla vücuda yapışan eczalı parça.

Diğer dillerde Yağyakit anlamı nedir?

İngilizce'de Yağyakit ne demek ? : fuel oil