Yasahçı nedir, Yasahçı ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Düğün evinde gelen giden misafirlerle ilgilenen yardımcı kişi (Kırşehir).

Yasahçı kısaca anlamı, tanımı

Yasah : Yasak

Yasa : Olayların gidişinde olağan dışına yer vermeyen, değişmezlik ve mecburiyet gösteren kural. Devletin yasama organları tarafından konulan ve uyulması gereken kurallar bütünü, kanun. Toplumsal hayat içinde kendiliğinden oluşan ve uyulması toplum içinde yaşamanın bir mecburiyeti olan alışkıların bütünü. Düşüncenin mantıksal bir değeri olması için uyulması şart olan temel. Bilimde çok sayıda deney ve gözlemden sonra, aynı şartlarda aynı sonuçları verdiği kesin olarak belirlenen durum.

Gelen giden : Gelenler, uğrayanlar, ziyaret edenler, gelip geçenler, gelen geçen.

Yardımcı : Yardım eden veya gerektiğinde yardım edecek olan kimse vb., muavin, muin, yaver, asistan. Yardımı olan (şey).

Kırşehir : Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Misafir : Konuk. Gözün saydam tabakasında herhangi bir sebeple oluşan beyaz leke.

Yardım : Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma, muavenet. Etki. Bir ülkeye bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri. İşlerin daha etkin ve verimli olabilmesi için sağlanan katkı, destek. Bağış, iane.

 

Gelen : Gelme işini yapan (kimse ya da nesne). Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).

Düğün : Evlenme veya sünnet dolayısıyla yapılmış olan tören, eğlence, cemiyet. Bir olayı kutlamak için yapılmış olan büyük eğlence veya tören.

Giden : Çevre, etraf, taraf: Şu gidenlere kurt inmiş. Geçen: Giden ay. İçel ilinde, Çamlıyayla ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Yardı : Ceza.

Kırş : Bahçe ve tarlalarda ürün toplandıktan sonra kalan sebze gövdeleri: Çocuk kırş toplamaya gitti.

Gide : Koyunları kovalama ünlemi.

Gele : Tavla oyununda elinde kırık taşı bulunan oyuncunun attığı, uygun olmayan zar.

Evin : Bir şeyin içindeki öz, lüp. Buğday tanesinin olgunlaşmış içi, özü, habbe.

İlgi : İki şey arasında bulunan herhangi bir bağlılık, ilişki, alaka, taalluk, aidiyet. Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma. Kimyasal şartlar eş veya birbirine çok yakın olduğunda ögelerin birbirleriyle birleşmede gösterdiği seçicilik. Dikkati öncelikle belirli bir şey üzerinde toplama eğilimi.

Düğü : Elendikten sonra geriye kalan en ince bulgur. Pirinç.

Kişi : Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Eş, koca. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Erkek. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse.

Diğer dillerde Yasadışı yarışım anlamı nedir?

İngilizce'de Yasadışı yarışım ne demek ? : unfair competition