Yedek akçe vergileri nedir, Yedek akçe vergileri ne demek

Yedek akçe vergileri; Maliye alanında kullanılan bir sözcüktür.

Teknik terim anlamı:

Yedek akçeler dağıtıldıkları yılda ortakları adına gelir sağlayacağından bunlara ilişkin vergi.

Yedek akçe vergileri anlamı, tanımı

Akçe : Küçük gümüş para. Her tür madenî para, akça

Vergi : Kamu hizmetlerine harcanmak için hükûmetin, yerel yönetimlerin yasalara göre doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan herkesten topladığı para. Bir kimsenin doğuştan sahip olduğu iyi nitelik.

Yedek : Gereğinde kullanılmak için elde bulundurulan, asıl karşıtı. Hayvanı yedeğe alan ip, yular. Yularından çekilerek götürülen boş binek hayvanı. Redif. Gereğinde kullanılmak için fazladan bulundurulan, ayrılmış olan.

Yedek akçe : İleride doğacak gereksinim ve zararları karşılamak için kârdan ayrılan para, ihtiyat akçesi.

Ortaklar : Şürekâ. Aydın kenti, Ortaklar nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Erzurum ili, Köprüköy belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Eskişehir şehrinde, Sivrihisar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Gaziantep kenti, Burç bucağına bağlı bir yer. Hakkâri şehrinde, Şemdinli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Rize şehri, Çamlıhemşin ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Samsun ilinde, Havza belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Sivas şehrinde, Yıldızeli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

 

İlişkin : İlgisi, ilişiği olan, bağlı, ilgili, ait, merbut, müteallik.

İlişki : İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas. Bağlantı, temas.

Bunlar : Bu zamirinin çokluk biçimi.

Bunla : Bunlar.

Adına : Bir şeyin veya bir kimsenin namına, hesabına, yerine.

Gelir : Bir kimseye veya topluluğa belli zamanlarda, belli yerlerden gelen para, varidat. Bir ekonomik birimin belli bir süre içinde kazandırdığı aylık, kira vb. getiri, varidat, irat.

Ortak : Birlikte iş yapan, ortaklaşa yararlarla birbirlerine bağlı kimselerden her biri, şerik, hissedar, partner. Birden çok kimse veya nesneyi ilgilendiren, onlara özgü olan, onların katılmasıyla oluşan, müşterek. Kuma.

Geli : Gel. Ardıç ağacının meyvesi. Düğün çağırıcısı.

Dağı : Tarlalarda biten yabani otları yok etme. Eş erke ve oylumlu dizgelerden hangisinin daha çok olasılığı bulunduğunu ölçen temel ısıldevim-bilimsel nicelik. [Bakınız: dakı].

Orta : Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. İyi ile kötü arasındaki durum. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Yeniçeri Ocağında tabur. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Ne büyük ne küçük, midi. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Ne uzun ne kısa, midi. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Orantı.

 

Adın : Yabancı. Başka, başkaca.

Diğer dillerde Yedek akçe vergileri anlamı nedir?

İngilizce'de Yedek akçe vergileri ne demek ? : reserve taxes