Yemek borusu duplikasyonu nedir, Yemek borusu duplikasyonu ne demek

Yemek borusu duplikasyonu; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Gerçek yemek borusu yanında ve onunla ilişkili kistik tüp şeklinde yapının oluşması. İçerisinde hücresel artıklar ve salgı birikir. Klinik bir bozukluk oluşturmaz.

Yemek borusu duplikasyonu anlamı, tanımı

Duplikasyon : Bir maddenin ya da yapının iki katı. Bir kromozomun bir segmentinin, iki katına çıkmasıyla oluşan bir kromozom anomalisi. Bir kromozomun bir parçasının iki kopyasının varlığı. Bir organ veya dokunun normalden fazla sayıda oluşması. Üreme

Boru : Bir yerden başka bir yere sıvı, gaz vb. aktarmaya yarayan, içi boş, uçları açık, uzun ve dar silindir. Borazan.

Yeme : Yemek işi. Yiyecek.

Yemek : Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.

 

Yemek borusu : Besinleri ağızdan mideye ulaştıran, kasla çevrili, içi mukoza ile kaplı kanal. Yemek vaktini bildirmek için çalınan boru.

Oluşturma : Oluşturmak işi.

Bozukluk : Bozuk olma durumu. Bozuk para.

Artıklar : Zonguldak şehri, Ormanlı nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

İlişkili : İlişkisi olan.

Artıkla : Fazla.

Yanında : Bir şeye, bir kimseye göre, nispetle.

Oluşma : Oluşmak işi, teşekkül.

Klinik : Hastanın bakıldığı, muayene edildiği yer. Vücut muayenesinde görülen (hastalık belirtisi). Hekim olacak öğrencilerin hasta başında uygulamalı olarak ders gördükleri hasta koğuşu.

İlişki : İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas. Bağlantı, temas.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

Kistik : Kumaştan dikilmiş patik: Çocuga yaptığım kistikler çok çabuk eskidi. Çok eski ayakkabı. Kist özelliğinde, kiste benzer.

Yanın : Gaz tenekesinin yarısı oylumunda bir tahıl ölçeği.

Şekli : Havuç. Biçimle ilgili, biçimsel, formel.

Birik : İki tekerlekli araba. Arı. Eş, benzer. Örümcek ağı. Çocukların koşarak oynadıkları bir oyun.

Diğer dillerde Yemek borusu duplikasyonu anlamı nedir?

İngilizce'de Yemek borusu duplikasyonu ne demek ? : eosophagal duplication