Yeni emperyalizm kuramları nedir, Yeni emperyalizm kuramları ne demek

Yeni emperyalizm kuramları; İktisat alanında kullanılan bir kelimedir.

İktisat terim anlamı:

Azgelişmişliği ve gelişmekte olan ülkelerin gelişmiş ülkelere olan bağımlılığını emperyalizmle; emperyalizmi de eşitsiz değişimle açıklayan kuramlar. karşılığı eşitsiz değişim 2, bağımlılık kuramları.

Yeni emperyalizm kuramları kısaca anlamı, tanımı

Emperyalizm kuramları : Sömürü amacıyla ticaret yapmak ve onun getirdiği buyurganlık isteklerini açıklamaya yönelik Marksist ve Marksist olmayan düşünürler tarafından geliştirilmiş kuramlar

Emperyalizm : Bir milletin sömürü temeline dayanarak başka bir milleti siyasi ve ekonomik egemenliği altına alıp yayılması veya yayılmayı istemesi, yayılmacılık, yayılımcılık, emperyalistlik.

Kura : İki veya daha çok aday arasında bir sıralama, bir ayırma yapılacağı zaman her birinde bir tek ad yazılı kâğıtları bir araya getirip karıştırdıktan sonra birini çekerek veya özel bir bilgisayar yazılımıyla adları belirleme, ad çekme. Kime veya neye isabet edeceği önceden belli olmayan bir çekimle sonucu belirleme.

Kuram : Uygulamalardan bağımsız olarak ele alınan soyut bilgi. Sistemli bir biçimde düzenlenmiş birçok olayı açıklayan ve bir bilime temel olan kurallar, yasalar bütünü, nazariye, teori. Belirli bir konudaki düşüncelerin, görüşlerin bütünü.

 

Yeni : Kullanılmamış veya az kullanılmış olan, eski karşıtı. Tanınmayan, bilinmeyen. O güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan. Biraz önce, çok zaman geçmeden. Daha öncekilerden farklı olan. Eskisinin yerine gelen. En son edinilen. İşe henüz başlamış. Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan.

Bağımlılık kuramları : Büyük ölçüde Latin Amerikalı yapısalcılardan etkilenen, emperyalizmin çevre ekonomilerini aktif bir biçimde geri bıraktığını, kalkınmalarını engellediğini ve sömürdüğünü ileri süren P. Baran, G. Frank, S. Amin, A. Emmanuel, G. Kay ve I. Wallerstein’ın öncülüğünü yaptığı kuramlar.

Gelişmiş ülkeler : İktisadi kalkınmalarını tamamlamış, üretimin ileri teknolojiyle gerçekleştirildiği, yaşam standardının ve kişi başına gelirin yüksek olduğu ve özellikle sanayileşmiş ülkelerden ülkeler grubu. karşılığı birinci dünya ülkeleri.

Eşitsiz değişim : Dış ticaret hadlerinin az gelişmiş ülkeler aleyhine bozulması sonucu bu ülkelerden gelişmiş ülkelere doğru gerçekleşen kaynak aktarımı. karşılığı Singer–Prebish savı. Marksist yaklaşımda, malların içerdiği emek değer miktarlarının farklı olması nedeniyle, emek yoğun mal dışsatımcısı ülkelerden sermaye yoğun mal dışsatımcısı ülkelere doğru gerçekleşen değer aktarımı. İç ticaret hadlerinin kesimlerden birinin aleyhine bozulması sonucu bu kesimden diğerlerine doğru gerçekleşen kaynak veya değer aktarımı.

Bağımlılık : Bağımlı olma durumu, tabiiyet.

 

Açıklayan : Açıklanan.

Gelişmiş : Gelişme gösteren, ümranlı.

Gelişmek : Büyüyüp boy atmak, yetişmek, neşvünema bulmak. İlerlemek, olgunlaşmak, genişlemek, inkişaf etmek. Şişmanlamak.

Değişim : Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü, değişme. Bir niceliğin birbirinden ayrı değerler alması veya böyle iki değer arasındaki ayrım. Rüzgârın yön değiştirmesi. Para aracılığı olmaksızın, bir nesnenin dolaysız olarak bir başka nesne ile değiştirilmesi, değiş, değişme, değiş tokuş, takas, mübadele, trampa, trok. Yeni döllerin atalarına tıpatıp benzememesini sağlayan özelliklerin tümü, varyasyon.

Gelişme : Gelişmek işi, inkişaf, neşvünema, tekâmül, evolüsyon. Olan biten şey. Yazılarda giriş bölümlerinden sonra konunun türlü yönlerden açılıp genişlediği, zenginleştiği, olgunlaştığı bölüm.

Bağımlı : Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.

Eşitsiz : Eşit olmayan.

Değişi : Halkbilim olaylarıyla ürünlerinin hiçbir dış etken olmadan özbiçimleriyle olgularının büyük ölçüde değişmesi, bk. değişi kuramı.

Bağım : Bir şeyin veya bir kimsenin gücü ve etkisi altında bulunma durumu.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Diğer dillerde Yeni emperyalizm kuramları anlamı nedir?

İngilizce'de Yeni emperyalizm kuramları ne demek ? : new-imperialism theories