Yetemeli nedir, Yetemeli ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kavgacı, haylaz.

Atın ön bacakları arasındaki nişan.

Yetemeli anlamı, tanımı

Yete : Sakatlık. Taraf

Kavgacı : Kavga etmeyi seven, kavga çıkaran kimse. Bir amaç uğruna çaba harcayan, mücadele veren kimse.

Haylaz : Hoşa gitmeyen davranışlarda bulunan (kimse), hayta. Çalışma gücü varken çalışmayan, aylaklık eden, yaramaz.

Hayla : Şimdiye dek: Hüseyin bu vakit oldu hayla gelmedi. Hem de :-Ahmet'i gördün mü?-Evet hayla konuştuk. Gerçekten:-Bu gölde balık bulamazsın.-Hayla da öyle galiba. Nasıl: Bu iş hayla oldu. Çok. Evvel, önce: Koşuda hayladan gelene mükâfat verirler. Nasıl?.

Nişan : İşaret, iz, belirti, alamet. Nişanlanma sırasında yapılan tören. Evlenmek üzere birbirine söz verme, nişanlanma. Kurşun, taş ve benzerleri ile vurulmak istenen hedef. Hedefi vurmak için silah, ok vb.ne gerekli doğrultuyu verme. Devlet nişanı. Nişan, nişanlanma sırasında yapılan tören. Nişan, akit olarak verilen eşya. [Bakınız: ferman]. Osmanlılarda 1832'den sonra hizmet ve yararlık karşılığı olarak bir kişiye verilen madalya. İm, iz, belirti.

Kavga : Düşmanca davranış ve sözlerle ortaya çıkan çekişme veya dövüş, münazaa. Herhangi bir amaca erişmek, bir şeyi elde etmek veya bir şeye karşı koyabilmek için harcanan çaba, verilen mücadele. Savaş.

 

Bacak : Vücudun kasıktan tabana kadar olan bölümü. Bazı şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri, ayak. Hayvanlarda yürümeye veya atlamaya yarayan organ. İskambil kâğıtlarında genç erkek resimli kâğıt, oğlan, vale.

Baca : Dumanı ocaktan çekip havaya vermeye yarayan yol. Çatı penceresi. Su yolu, lağım, maden ocağı vb. yer altı yapılarının hava deliği.

Ön : Önce, mukaddem, evvel. İleri, üstün, makbul. Bir şeyin esas tutulan yüzü, arka karşıtı. Bir şeyin esas tutulan yüzünün baktığı yer, karşı. Bir kimsenin ilerisi. Yakın gelecek zaman. Giyeceklerin genellikle göğsü örten bölümü. Önce olan, ilk. Civar, yöre. öğün. o gün. İlk, ilk gün. Ön (bk. ün). [Bakınız: anteriyör]. Vücudun, ortasından geçen çizginin yüzden yana gösterdiği yön; gövdenin, göğsün bulunduğu yüzeyi ve yönü. Görünçlüğün önündeki bölüm; öne düşen yerler. Dip karşıtı. Bazı ikinci, üçüncü sınıf sinemalarda görüntülüğe en yakın sıralar. (karşılık: anteriyör,)Bir hayvanın ya da bir parçasının bir eksene göre ilerde olan bölgesi.

Diğer dillerde Yeşilçürük anlamı nedir?

Osmanlıca Yeşilçürük : yeşilçürük