Yuga alveolarya nedir, Yuga alveolarya ne demek
Yuga alveolarya; Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir kelimedir.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Üst çene kemiğinin proc. alveolaris'inin dış yüzünde ve alt çene kemiğinin pars alveolaris'inde, görülen kabartılar.
Yuga alveolarya kısaca anlamı, tanımı
Alveolar : Çene kemiğinin diş kökünü kapsayan çukuru; çene kemiğine ait arter ve venler için de kullanılan bir terim
Yuga : İnce açılmış hamurdan yapılan sac ekmeği. Loğ taşı, toprak damı düzlemek ve pekiştirmekte kullanılan taş silindir.
Alveol : Torba biçiminde küçük boşluk veya genişlemiş kısım. Akciğerde bronşçukların bittiği bölümde oksijen karbondioksit taşınmasını sağlayan minik kese biçimindeki boşlukların son ucu.
Alt çene kemiği : Yüz iskeletinin alt kısmını oluşturan yassı ve çift kemik, mandibula. (karşılık: mandibuia kemiği, Lat. mandibulum = çene) Yüzün en büyük kemiği olup yay biçiminde bir gövde ile şakak kemiklerine uzanan iki koldan meydana gelir. Alt dişleri taşır.
Üst çene kemiği : Yüzün en büyük kemiklerinden biri olup ağız tavanını, burun duvarlarını ve göz çukurlarının bir parçasını meydana getirerek dişleri taşıyan kemik. Maksilla kemiği. Ağız boşluğunun tavanını, burun boşluğunun tabanını oluşturan kemik, maksilla. (karşılık.maksila kemiği), (Lât.maxilla=çene), Yüzün en büyük kemiklerinden biri olup ağız tavanını, burun duvarlarını ve göz çukurlarının bir parçasını meydana getirerek dişleri taşır.
Alveolaris : Diş yuvasına ait, diş yuvasıyla ilgili olan.
Üst çene : Çenenin üst bölümü, üst dudağın bulunduğu yöndeki çene. Mengenenin V biçimli, üzerinde yiv ve setler bulunan çenesi.
Alt çene : İnsan ve hayvanlarda yiyecekleri çiğnemeye yarayan, oynayabilen çene.
Kabartı : Tümsek, çıkıntı, kabarmış yer.
Dış yüz : Bir şeyin dışarıdan görünüşü.
Kabart : Suç.
Yüzün : Yüz üstü, yüzükoyun.
Kabar : Yanık, kabarmış yara. Su kabarcığı. Süs eşyası.
Çene : Canlılarda baş bölümünde yer alan, kemik veya kıkırdak ile desteklenen, altlı üstlü dişleri taşıyan ve ağzın kapanıp açılmasını sağlayan kasları üzerinde barındıran iki parçaya verilen ad. Baş bodoslamasının omurga ile birleştiği yer, çarık. Köşe. Mengene, kerpeten vb. araçların eşyayı sıkıştıran karşılıklı iki parçasından her biri. Çok konuşma huyu, gevezelik.
Kemi : Büyük, iri fare. Yerelması.
Pars : Kedigillerden, genel olarak Asya ve Afrika'nın sıcak bölgelerinde yaşayan, postu benekli, bazen de düz siyah, çevik, yırtıcı, etçil, memeli hayvan, leopar, panter, pelenk (Panthera pardus).
Görü : Görme yetisi. Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret. Dolaysız kavrama, birden kavrama.
Kaba : Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil, ince karşıtı. Taneleri iri. Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer. Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü. Terbiyesiz, görgüsü kıt, nezaketsiz (kimse). Hafif olduğu hâlde kalın veya hacimli.
Diğer dillerde Yuga alveolarya anlamı nedir?
İngilizce'de Yuga alveolarya ne demek ? : juga alveolaria

Bu kısımda Yuga alveolarya nedir? Yuga alveolarya ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Yuga alveolarya tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Yuga alveolarya hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.